HABER MERKEZİ

Seçimlerinizi yaparak tüm haberlerimize ulaşabilirsiniz.

HABER ABONELİĞİ

Sektördeki gelişmeler, yeni ürünler ve aktivitelerle ilgili olarak bizden düzenli bilgilendirme mailleri almak için
abone olunuz.

HABERLERİMİZ
2016
İş Makinası - Dünyaya iş makinesi simülatör teknolojisi ihraç eden ilk ve tek Türk firması SANLAB Simulation
Dünyaya iş makinesi simülatör teknolojisi ihraç eden ilk ve tek Türk firması SANLAB Simulation

İş makineleri eğitim simülatörleri geliştirerek nitelikli operatörlerin yetişmesinde öncü olmak amacıyla 2009 yılında faaliyetlerine başlayan SANLAB Simulation, bu konuda dünyanın en büyük üç oyuncusundan biri olma özelliğine sahip Türk Teknoloji Firması olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilk ve tek iş makinesi simülatörünü üreten SANLAB Simulation, 2012 yılında TÜBİTAK tarafından Türkiye’nin en iyi 10 teknoloji girişim şirketinden biri olarak tescillendirildi ve ödüllendirildi. Her ikisi de mühendis olan Evren Emre ve Salih Kükrek liderliğinde kurulan SANLAB Simulation, hali hazırda 25 kişilik güçlü bir ekiple faaliyet gösteriyor.

SANLAB Simulation kurucusu Salih Kükrek, firmanın faaliyetleri ve simülatörlerin sektöre sunduğu katma değerler hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

SANLAB Simulation Kurucuları Evren Emre ve Salih Kükrek (Soldan sağa)

Simülatör üretme fikri nasıl doğdu? Gelişim sürecinizden bahseder misiniz?

Ortağım Evren Bey Kazakistan’da bir havaalanı projesi yürütüyordu. Proje kapsamında havaalanında yolcu köprüsü monte ediyorlardı. Köprüyü vinçlerle kaldırma esnasında köprünün devrilmesi sonucu bir kaza yaşandı. Kazanın sebebi araştırıldığında vinç operatörlerinin eğitimsiz olduğu ortaya çıktı. Bu vesileyle 2009 yılında simülatör üretme fikrimiz oluştu ve bu işe adım attık. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Eski Bakanı Nihat Ergün'ün döneminde bir Ar-Ge Kanunu yürürlüğe girmişti. Devlet, teknolojik bir fikri hayata geçirmek isteyenlere destek oluyordu. Biz de buna başvurduk ve kabul edildik. SANLAB Simulation olarak bu destekle kurulan ilk şirketiz. Sonrasında 2010 yılında İMDER’in de desteğiyle ilk simülatörümüzü ANKOMAK Fuarı’nda sergileme kararı aldık. Fuarın açılışını yapan Bakanımız Nihat Ergün standımıza teşrif etti ve ürettiğimiz simülatör ile ilgili çeşitli sorular sordu. Sonrasında ilk siparişlerimizi almaya başladık. Ardından ülkemizin ilk ve tek iş makinesini simülatörlerini üretmeye başladık. Bu süreci SANKO MST için ürettiğimiz dünyanın ilk bekoloder simülatörü ile sürdürdük.

Kendinizi bu alanda nerede konumlandırıyorsunuz?

Ülkemizde orduya yönelik yapılan simülatörler var, fakat sivil simülatörler pek yaygın değil. Biz sivil simülatör alanında Türkiye’de öncü olduk. Daha sonra diğer firmalar da bazı uygulamalar yaptı fakat iş makinesi simülatörlerini yan iş olarak değerlendirdiler. Biz tamamen kara araçlarına ve özellikle iş makinelerine odaklanmış yegane sivil simülatör firmasıyız. Dünya geneline baktığımızda CAT ve VOLVO kendi simülatör firmalarına sahip, diğer firmalar ise daha çok gösteri amaçlı faaliyet gösteriyor. Böylece dünyada üçüncü büyük oyuncu olarak sektörde yer alıyoruz. Dünyadaki iş makinesi üreticileri ile doğrudan temaslarımız var. Türkiye’ye gelip bizi ziyaret ediyorlar, teknik olarak onaylıyorlar ve beğenilerini ifade ediyorlar. Teknoloji anlamında dünyanın en iyi iş makinesi simülatörü firması olduğumuzu kendileri ifade etmektedir. Bugün, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın açılışını yaptığı Win Eurasia fuarındayız. Sergilediğimiz 5 simülatör ile fuarın en ilgi çekici ve en çok ziyaretçi ağırlayan firmasıyız. Bakanımız Fikri Işık’ın teşrif ettiği tek teknoloji firmasıyız ve kendisini standımızda ağırlamış olmaktan gurur duymaktayız.

Hâlihazırda hangi ürünleriniz bulunuyor?

Forklift, bekoloder, ekskavatör, telehandler, greyder, dozer simülatörlerimiz var. Bunlar donanımlarına göre alt modellere ayrılıyor. Modeller, temelde hareket sistemine göre değişiyor. Örneğin SimPro1 modelinin altında hareket sistemi bulunmuyor. SimPro2 modelimiz iki eksenli ve SimPro3 modelimiz ise üç eksenli hareket sistemi içeriyor. Bir de altı eksenli hareket veren SimPro6 modelimiz var. Bu modelin bir özelliği de gerçek iş makinesi kabinine sahip olması. SimPro1, SimPro2 ve SimPro3 modellerimiz için konteyner ya da karavan içine 4 simülatöre kadar uygulayabildiğimiz sistemlerimiz var. Bu sistemleri SimOnSite ve SimMobile olarak isimlendiriyoruz. Ayrıca diğer kara araçlarına yönelik çalışmalarımız devam ediyor.

Ürünleriniz hangi özellikleriyle rakiplerinden ayrışıyor?

Simülatörlerimizin en üstün özelliği gerçekçi olmasıdır. İş makinesinin gerçekçi fiziğini kendi geliştirdiğimiz matematik modeli ile oluşturuyoruz. Simülatörümüz, gerçek araç nasıl davranıyorsa aynı şekilde davranıyor. Örneğin senaryoda yağmur yağdığında lastiğin toprağa etkisi değişebiliyor veya rüzgarın şiddeti ve yönünü göre bir vinç operasyonunda kablo davranışları değişebiliyor. Daha önceden hazırlamış olduğumuz senaryo doğrultusunda, firmalardan bir saha hazırlayıp iyi bir operatörle bu senaryoları uygulamasını istiyoruz. Araç üzerine yüksek çözünürlüklü sensörler bağlayıp verileri alıyoruz. Aynı senaryoyu sanal olarak kendi simülasyon yazılımımızda modelliyoruz. Modelimizin sanal test çıktıları ile gerçek makine ile yapılan test çıktıları ile kıyaslıyoruz. Bu kıyaslamada yüzde 95 doğruluk yakalayabiliyoruz.

Simülatörümüzü ilk kez kullanan operatörler, gerçek araç ile birebir aynı hissi verdiğini söylüyorlar. “Hakiki Gibi” sözcükleri simülatör deneyimlerini anlatmak için en çok kullandıkları ifade. İkinci üstünlüğümüz, kendi geliştirdiğimiz hareketli platform teknolojimizin olmasıdır. Bu teknolojimiz ile bu kadar gerçekçi simülatörler üretebiliyoruz. Çünkü böyle bir sistem olmadan gerçek fiziği algılayamazsınız. Mesela vites geçişi, salınım, hızlanma ya da ani fren gibi hisleri vermek bu teknoloji olmadan mümkün değildir. Bu teknolojiye sahip dünyada 3 firma vardı, biz de dördüncü olduk. Üçüncü üstünlüğümüz, yüksek grafik kalitemizdir. Mevcut uçak simülatörlerinde grafik özelliğine fazla önem verilmez. Çünkü uçakta, 10 kilometre yukardan aşağı pek net gözükmez, dolayısıyla grafiğe fazla ihtiyacınız yoktur. Fakat iş makinelerinde lastik izi, kepçeden dökülen kum, dozerle düzeltilen zemin gibi birçok müşteri talepleri söz konusudur. Bunlar oldukça zor problemler olup bu alandaki teknolojik yetkinliğimiz vesilesiyle geçtiğimiz yıl ABD’de bir fuarda grafik uygulamalarımız başarı hikâyesi olarak anlatıldı. Dördüncü üstünlüğümüz, eğitimde kullandığımız ölçme ve değerlendirme yöntemimizdir. Operatör adayının simülatöre ilk oturduğu andan itibaren eğitim bitinceye kadar olan süreçte bir çok kriter ile ölçüp kayıt altına alabiliyoruz. Simülatörümüzde 9 saat ders alan bir operatör adayı onuncu saatte iş makinesi ile dans edebilir. Ayrıca tecrübeli operatörlere, simülatör ile sınav yapıp zafiyetlerini anlama ve geliştirme fırsatı sunabiliyoruz.

Müşteri kitleniz kimler?

Müşterilerimiz iş makinesi üreticileri ve iş makinesi eğitim merkezleridir. Bir yandan yerli ve yabancı iş makinesi üreticileri ile çalışırken diğer yandan eğitim merkezlerine hizmet veriyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı, birçok okulda bizim simülatörlerimiz ile eğitimler yapıyor ve yüzlerce mezunumuz var. Türkiye’deki meslek eğitiminde operatörlük için bir dal veya alan yok. Mevcut okullarda servis ve bakım gibi alanlarda eğitim veriliyor. Bu alanda sorun yaşayan meslek okulları, simülatör alarak öğrencilerine kaza riski, yakıt sarfiyatı ve bakım maliyeti olmadan eğitim verebiliyorlar. Bu okullarda okuyan öğrenciler hem diploma hem de operatörlük sertifikası alarak çiftte bilezik ile mezun oluyorlar. Piyasada yanlış bilen bir hususu da bu vesileyle vurgulamak isterim. Sürücü kursları operatörlük belgesi veremezler. Ehliyet ve operatörlük belgesinin kanunları ayrıdır. İş güvenliği kanunlarına göre operatörlük belgesi almak gerekiyor. Lastikli makine kullanıyorsanız ve karayoluna çıkıyorsanız operatörlük belgenizi ehliyetinize işletiyorsunuz. Ona da G sınıfı ehliyet deniyor. Şu anda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 20 farklı iş makinesi için sertifika veriliyor ve her bir iş makinesi içi ayrı bir operatörlük belgesi alınması zorunludur.

Hedefleriniz neler?

Daha fazla OEM firma ile çalışarak global bir firma olmak, meslek eğitimine teknoloji ile yön vermek ve dünya ölçeğinde eğitim kalitesini artırmak istiyoruz. Bunun için iki yıl önce ABD’de bir ofis açtık. Farklı bir ülkede faaliyet gösteren firmalarla çalışmaya başlarsak o ülkelerde de ofis açabiliriz. Yerel hedefimiz ise operatörlük mesleğinde simülatörlü sınav sistemine geçişin sağlanmasıdır.

Röportaj Forum Makina dergisi Nisan 2016 sayısında yayımlanmıştır...