Forum Makina
HABER MERKEZİ

Seçimlerinizi yaparak tüm haberlerimize ulaşabilirsiniz.

HABER ABONELİĞİ

Sektördeki gelişmeler, yeni ürünler ve aktivitelerle ilgili olarak bizden düzenli bilgilendirme mailleri almak için
abone olunuz.

HABERLERİMİZ
2018
İş Makinası - Kanal İstanbul'a başlarken... Dünyanın çılgın kanalları
Kanal İstanbul'a başlarken... Dünyanın çılgın kanalları

Forum Makina olarak dünyanın en önemli kanallarını uzunluklarına göre sıralayarak Kanal İstanbul’un geleceği hakkında bir örnek oluşturması için derledik.

Ticaret yollarının güvenliği kadar yolculukların daha kısa sürede ve daha az maliyetle gerçekleştirilebilir oluşu, uluslararası ticaretin devamlılığı için her zaman önemli oldu. Eski tarihlerden bu yana denizyolu ulaşımında önemli bir alternatif olan kanallar, her ne kadar karaları ayırıcı bir rol üstleniyor gibi görünse de ulaşımı kolaylaştırması ile aynı zamanda birleştirici bir güce de sahip oldular. Teknolojik yetersizlikler nedeniyle inşa sürecinde birçok zorluklar ile karşılaşılan bu devasa yapılar, ülkelerin ekonomik refahını artırarak önemli bir gelir kaynağı oldu. Hatta bu nedenle birçok savaşın odak noktasını da oluşturdular. Günümüzde ise önemli kanalların büyük bir kısmı yalnızca turistik amaçlar ile kullanılıyor.

Yakın zamanda inşasına başlanması planlanan Kanal İstanbul Projesi de insan eliyle yapılmış bu güçlü yapıların en önemlilerinden biri olmaya aday. “Panama Kanalı ile Süveyş’te, Yunanistan’da Corinth Kanalı ile kıyas dahi kabul etmeyecek, yüzyılın en büyük projelerinden biri için bugün kolları sıvıyoruz.” çıkışı ile 2011 yılından beri gündemde olan Kanal İstanbul, yapımı tamamlandığında dünyanın önde gelen 5’inci, uzunluk açısından ise 4’üncü büyük kanal olarak tarihe geçecek. Kanal İstanbul hakkındaki detaylar geldikçe, hepimizin kafasında ‘Ülke ekonomisine ne kadar katkı sağlayacak? Proje ile inşaat sektöründe ne gibi gelişmeler yaşanacak?’ gibi soru işaretleri oluşuyor. Biz de dünyanın en önemli kanallarını uzunluklarına göre sıralayarak Kanal İstanbul’un geleceği hakkında bir örnek oluşturması için derledik.



Çin – Büyük Çin Kanalı

Büyük Beijing–Hangzhou Kanalı olarak da bilinen bu yapay nehir, 1,794 km uzunluğu ile listelerin en başında bulunuyor. Pekin’den Hongchou’ya kadar uzanan bu kanalın projesine resmi olarak 605 yılında başlanmış olsa da ilk temelleri milattan önce 486 yılında atılmış; Kubilay Han da 1260-1271 yılları arasında büyük kanalın inşasını devam ettirmiştir. Bu tarihler ile kanal, yalnızca dünyanın en uzunu değil aynı zamanda en eski kanalı olarak öneme sahip. İnşasındaki ana hedefin Çin’in kuzeyini, güneydeki pirinç üretilen bölgelere bağlamak olduğu belirtiliyor.

Pekin'den başlayarak Tianjin ve Hebei, Shandong, Jiangsu ve Zhejiang eyaletlerinden, Sarı Nehir ve Yangtze Nehri'ni birbirine bağlayan Hangzhou şehrine geçen Büyük Kanal, artık ticaretten daha çok turistik amaçlı kullanılıyor. Bu bağlamda UNESCO Dünya Miras Alanları arasında katılan kanalın en yüksek noktası ise 42 metre yüksekliğe sahip Shandong dağı. Yüksek rakıma rağmen eski zamanlarda bile gemilerin bölgeden geçmekte zorluk yaşamaması ise 10. yüzyılda Song Hanedanlığı’na hizmet eden hükümet yetkilisi ve mühendis Qiao Weiye sayesinde olmuş. Weiye, mühendislik harikasına imza atarak kanal üzerinde kullanılan pound kilidini icat etmiş ve dünyanın birçok yerinden takdir toplamış.



Büyük Kanal’ın Çin ekonomisine yaptığı katkı ise geçmişten günümüze hâlâ devam ediyor. Savaş sırasında düşman birliklerinin önünü kesmek için kasten yıkılan kanalın, Çin halkına felaket getirdiği ve uzun süreli ekonomik sıkıntılara ve hatta kıtlıklara neden olduğu belirtiliyor. Çin halkı için önemi yadsınamayan bu kanalın, uzun süre daha hızlı ticaret yapılmasına yardımcı olarak ülke ekonomisini geliştirdiği ve kent merkezlerinde yerli ve büyüyen bir pazarın oluşmasına yardımcı olduğu ise herkes tarafından kabul ediliyor.



Amerika Birleşik Devletleri – Erie Kanalı


New York’ta yer alan ve eyaleti doğu-batı olarak ikiye ayıran Erie Kanalı, şehirden ve Atlantik Okyanusu’ndan Büyük Göller’e bir su yolu oluşturulması için inşa edilmiş. 1825 yılında tamamlandığında, 584 km uzunluğu ile demiryollarına sahip olunmayan dönemlerde hayvanlar tarafından çekilen arabalara göre nakliye maliyetlerini yüzde 95 oranında düşüren bu kanalın, New York’a ve limanlara yaptığı katkı yadsınamaz. 19. yüzyılda Amerika’nın elde ettiği siyasi ve kültürel üstünlüğe sunduğu ekonomik çözüm ile yardımcı olan kanal, aynı zamanda nüfus artışı ve yeni yerleşim yerlerinin oluşumuna da yol açmış. Günümüzde ise hâlâ ekonomik değerini korumakta.

2000 yılında Birleşik Devletler Kongresi tarafından en başarılı ve en etkili insan yapımı su kanalı sistemi olarak belirlenen Erie’nin inşasında ise birçok zorlukla karşılaşılmış. Verilen bilgilere göre, arazinin Hudson’dan Erie Gölü’ne yaklaşık 180 metre yükselmesi, dönemin teknolojisinde 580 km boyunca 50 havuz kullanılmasını gerekli kılıyordu. Bu da projenin inşa maliyetlerini artırıyordu. “Deliliğin Özeti” olarak tanımlanarak ertelenen proje, 1800’de Vali DeWitt Clinton’ın ısrarları üzerine tekrar gündeme geldi ve “Clinton Çılgınlığı” ile sükse yaparak 7 milyon dolar bütçe ile onay aldı.   İnşasının günümüz değerleri ile 109 milyon Dolarlık bir maliyet ile tamamlandığı belirtiliyor. 



İnşasında insan, hayvan ve su gücü kullanıldığı ve kireçtaşları ile örülü dağların delinerek sürdürüldüğü proje Niagara Setleri’ne ulaştığında, yüksek rakımı aşmak için 4,8 km’lik koridor boyunca 5 havuz inşa edilmiş. Burada çıkan hafriyatın başka yere dökülmesi için hayvanlardan bir iş makinesi gibi yararlanıldığı ve çıkan taşların daha sonra New York binalarının inşasında kullanıldığı belirtiliyor. İnşaat sırasında suyu yönlendirmek için 800 metrelik su kemerleri inşa edildiği ve yeni mühendislik teknikleri geliştirildiği verilen bilgiler arasında yer alıyor.



Mısır – Süveyş Kanalı


Projelendirme aşamasında dahi birçok tartışmaya ev sahipliği yapan ve Mısır bölgesindeki savaşların ana odağı olan Süveyş Kanalı, Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan ve suni deniz seviyesindeki en önemli kanallardan biri. Süveyş Kanal Şirketi tarafından 1859 ve 1869 yılları arasında inşa edilen yapı, denizyolu ulaşımını 7,000 kilometre kısalttığı için günümüzde de popülaritesini koruyor ve Mısır’a önemli bir gelir sağlıyor. Kuzey ve güney erişim kanalları da dahil olmak üzere uzunluğu 193 km’yi bulan kanalın 2012 yılında günde ortalama 47 gemiyi misafir ettiği biliniyor.  2014 yılında ise Ballah Bypass tarafının genişletilmesi ve kanalın transit süresinin hızlandırılması için 8.4 milyar Dolarlık 35 km genişletilme çalışması uygulandı ve “Yeni Süveyş Kanalı” adını alan bu proje ile günlük kapasitesi ortalama 97 gemiye çıkarıldı. 



Süveyş Kanalı, yapımı sırasında uluslararası birçok krize ev sahipliği yapması ile de ünlü. Tarihe baktığımızda, Fransız Ferdinand de Lesseps’in Said Paşa’dan aldığı ayrıcalıklar sayesinde bütün milletlerin geçişine müsaade edilecek olan bir kanal yapacak ve 99 seneliğine kanalı işletecek bir şirketin ilk adımını attığı görülüyor. Ardından, aralarında yedi ülkeden 13 uzmanın bulunduğu Süveyş Komisyon’u ile kanal planları oluşturulduğu ve fizibilite üzerinde çalışmalar yürütüldüğü belirtiliyor. Kazıların 10 yıl sürdüğü ve ilk yıllarında Mısırlı işçilerin zorla çalıştırıldığı kaynaklarda yer alan bilgiler arasında. Bazı kaynaklar, çalışmaların yoğun ilerlediği dönemlerde 30.000’den fazla insanın kanal kazımı için çalıştığını, çeşitli ülkelerden gelmiş 1,5 milyondan fazla insanın istihdam edildiği ve bunların birçoğunun kolera ve benzeri salgın hastalıklardan öldüğünü belirtmektedir.



Panama – Panama Kanalı

Atlantik Okyanusu ile Pasifik Okyanusu arasındaki bağlantı sağlayan Panama Kanalı, 85 km uzunluğa sahip ve deniz ticaretinin önemli merkezlerinden. Yapımı sırasında birçok zorlukla karşılaşılan ve pek çok kez yüklenicisi değişen kanalı 1881 yılında ilk inşa etmeye cüret eden, Süveyş Kanalı ile ün yapan ve bu sayede finansman bulmakta zorluk yaşamayan Fransız Ferdinand de Lesseps olmuş. Firmanın o zamanlar bilmediği şey ise projenin tropik yağmur ormanları, iklim ve birbirinden farklı su seviyeleri nedeniyle Süveyş Kanalı’ndan çok daha fazla mühendislik bilgisi gerektirdiğiydi.


Panama Kanalı’nın inşa sürecinde karşılaşılan seller, toprak kaymaları ve hayvanlardan geçen salgın hastalıklar yaklaşık 22 bin kişinin ölmesine yol açtı. Ayrıca dağların delinmesi ve kıyı kesimlerindeki yamaçların açılarının törpülenmesi için sipariş edilen ekipmanlar, hem yetersiz olmaları hem de iklime dayanamayarak paslanmaları nedeniyle şirketi büyük bir zarara uğrattı. Tüm bu olumsuzluklar nedeniyle projenin ilerleyememesi ve finansmanın hızlıca erimesi şirketi batmaya kadar götürdü ve Panama Skandalı ile tarihe geçen bir olaya tanıklık edildi.



Yaşananlara rağmen projeyi devralan ABD, 1904 yılında Fransızlar’dan geriye kalan yıkıntıları satın alarak bir komisyon kurdu ve bölgenin kontrolünü ele geçirdi. Fransızlar’ın yaptığı hataların tekrarlanmaması için yürütülen çalışmalar ile Panama Kanalı bölgesi ihya edildi ve çalışanların sağlığının önemsendiği bir dizi düzenleme yapıldı; ayrıca milyonlarca ton hafriyatın taşınmasında hayati öneme sahip olan demiryolu sistemleri kuruldu. 1905 yılına gelindiğinde kanal hâlâ inşa edilemiyor, su baskınları ve hastalıklar nedeniyle işçi kayıpları devam ediyordu. Mühendis Stevens’in deniz seviyesinde bir kanal inşa etmenin yanlış olduğunu savunması ile gemileri kaldırıp indirecek bir havuz sistemi projesi kabul edildi ve Panama Kanalı günümüz haline kavuştu.

Havuzlu bir kanalın inşası ise 23 milyon hafriyat elde eden Fransız şirketine ek olarak yaklaşık 130 milyon metreküp daha hafriyat çıkarılması anlamına geliyordu.  Mümkün olan en kısa sürede eski Fransız ekipmanları daha büyük ve hızlı çalışmalar yürütülmesi için tasarlanan yeni iş makineleri ile değiştirildi. Sayısı 102 adedi bulan demiryolu monteli buharlı kepçeler satın alındı; bu iş makinelerine buharla çalışan vinçler, dev hidrolik kaya kırıcıları, beton mikserleri, su üzerindeki hafriyatı toparlayacak ağlı kepçeler ve pnömatik güç matkapları eklendi. Yeni ekipmanların neredeyse tamamının Amerika tarafından son teknoloji ile tasarlanıp üretildiği biliniyor. 1914 yılında kanal açıldığında, Amerika en büyük mühendislik projesini hayata geçirmiş ve günümüz rakamı ile 9,169,650,000 Dolar  harcayarak 15,910,972 m3 hafriyata imza atmıştı.


Amerikan Mühendisler Birliği tarafından modern dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen kanal, bilindiği üzere hafriyat miktarının azaltılması için inşa edilen Gatun Gölü’nde 2 adet kanal havuzuna sahip. Deniz seviyesinden 26 metre yukarıda bulunan bu havuzlar gemileri kaldırarak diğer uçtan indirilmesini sağlıyor. Panama Kanalı’na 2007-2016 yılları arasında ise daha büyük gemilerin kanaldan geçmesini sağlayacak 5,4 milyon Dolarlık üçüncü bir havuz inşa edildi ve gemi trafiği artırıldı. 2016 yılında kanalın yıllık 1,9 milyon Dolar gelir sağladığı belirtiliyor. 

Kendi kendine yetebilmesi ile ayrı bir öneme sahip olan Panama Kanalı, elektriğini Gaton Gölü üzerinde bulunan barajdan alıyor. Gemilerin havuzlarda indirilip kaldırılması işleminde ise kuvvet harcanmıyor; su seviyesi iki havuz arasındaki kapakçıkların açılması sonucu eşitlenerek gemilerin geçmesine yardımcı oluyor. Kanal ve göl üzerine her gün yağan tropik yağmurların kanal suyunun tazeliğini koruduğu, hatta bu yağmurlar sayesinde kanalın işlevini yitirmediği belirtiliyor.



Türkmenistan – Karakum Kanalı

Dünyanın en büyük sulama ve su tedarik kanallarından biri olan Karakum Kanalı, aynı zamanda en önemli hidrolik mühendislik projesi olarak kabul ediliyor. 1,375 kilometrelik uzunluğu ile Amu-Darya Nehri’nden Karakum Çölü’ne yıllık ortama 13 kübik kilometre su taşıyan kanal, ülkenin ekonomisine katkıda bulunan en önemli yapılarından biri olarak gösteriliyor. Karakum Kanalı, Amudarya, Murghab ve Tedzhen nehirlerini tek bir su sistemine bağlayarak pamuk, yem bitkileri, sebze ve kavun gibi sulak arazi bitkilerinin yetişmesine olanak sağlıyor; balık çiftliklerinin inşasına önayak oluyor ve uzak mesafelerde yapılan hayvancılık için yem tedarik edilmesine yardımcı oluyor.



Kanalın yapımına ise 1950 yılında Stalin ile başlanmış, rotasının değişmesi ile 1954 yılında tekrar inşa edilmiş ve 1988 yılında tamamlanmış. Kapasitesi saniyede 300 cu m’yi bulan havuzlar, çıkış ve istinat yapıları ile rezervuarlara açılan ağızlar ile donatılan kanalda ayrıca büyük miktarlarda su taşınmasından kaynaklanan yeraltı suyu seviyelerindeki artışın olumsuz etkisini ortadan kaldıracak bir drenaj ağı inşa edildiği; yeni kararlar ile üçüncü yapım aşamasına geçileceği ve şu anda inşa için arazi geliştirme çalışmaları yürütüldüğü belirtiliyor.



Finlandiya – Saimaa Kanalı

Finlandiya’da bulunan Saimaa Gölünü ve Körfezi’ni Rusya’nın Vyborg şehrine bağlayan bu kanal, 814 kilometre uzunluğa ve 4,2 metre derinliğe sahip. Finlandiya’nın güney kesimlerinde bulunan birbirine bağlı 120 gölü birleştiren Saimaa, 1845’ten 1856 yılına kadar inşa edilmiş ve kullanıma açılmış.



1940 tarihli Moskova Barış Anlaşması ile kanalın ikiye bölündüğü ve Finliler tarafından daha sonraları yeni ve daha derin bir kanal inşa edildiği; kanalın, imzalanan kira sözleşmesi kapsamında personel istihdamı dışında Rus yetkililerin elinde olduğu belirtiliyor.

Kanal İstanbul Projesi



Türkiye’nin 2023 hedefi yolundaki dev projelerinden biri olan Kanal İstanbul, sahip olduğu özellikleri ile akıllara Süveyş Kanalı ve Panama Kanalı'nı getiriyor. İstanbul'a "Çılgın Proje" olarak 2011 yılında Haliç Kongre Merkezi'nde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tanıtılan Marmara Denizi ve Karadeniz’i birleştiren yapay su yolu projesi ‘Kanal İstanbul’, tanker ve yük gemilerinin yarattığı deniz trafiği yükünü İstanbul Boğazı’ndan alternatif bir güzergaha kaydırmayı; tehlikeli madde taşıyan gemilerden kaynaklı riskleri azaltmayı ve su yolu güzergahında kentsel dönüşüm de yaparak modern yaşam alanı sağlamayı hedefliyor.

Hangi bölgeler etkilenecek?


Proje; Avcılar, Küçükçekmece, Sazlıdere ve Durusu koridorunu kapsıyor ve güzergahı Marmara Denizi'ni Küçükçekmece Gölü'nden ayıran kıstaktan başlıyor.  Bu durum, Küçükçekmece Gölü’nün denizle birleşerek yok olması anlamına da geliyor. Sazlıdere ve Altınşehir mahallelerinden devam eden proje Sazlıdere Baraj Havzası boyunca ilerleyeceği, Terkos ve Durusu mahallelerinin kenarında da Karadeniz'e ulaşacağı belirtiliyor. Alan büyüklüğü olarak Arnavutköy 28,6 km, Küçükçekmece 7, Başakşehir 6,5, Avcılar 3,1 km ilçe sınırları içerisinde olacağı bildiriliyor.



Proje sınırları ve maliyetler

İnşaat safhasının yaklaşık 5 yıl sürmesi, asgari ekonomik ömrünün de 100 yıl olması hedeflenen kanalın uzunluğu 45,2 km, derinliği 25 m, genişliği yüzeyde 400 m, tabanda ise yaklaşık 125 m olacağı belirtiliyordu.(1) Ancak Kanal İstanbul Projesi'nde tasarruf getirecek düzenlemeye gidildiği ve 65 milyar TL’ye mal olması beklenen projenin yapım maliyeti, kanal genişliği 400 metreden 275 metreye çekilerek yarı yarıya azaltılacağı son zamanlarda dillendirilen bilgiler arasında yer alıyor. Böylece projeden yaklaşık 30 milyar TL tasarruf elde edilmesi bekleniyor. (2)

Hafriyat

Çalışma kapsamında 1,7 milyar metreküp hafriyat çıkması öngörülüyordu. Kanal genişliğinde yapılacak düzenlemeler ile hafriyat yükünde de yaklaşık 800 milyon metreküp azalma bekleniyor.(3) Proje süresinde çıkarılacak olan hafriyatın 3. Havalimanı projesinde kullanılması ve ayrıca hafriyatla Marmara Denizi’nde 3 grup ada yapılması; Karadeniz kıyısının doldurulması ve Terkos Gölü’nün olduğu bölgeye yeni kıyı yapımında kullanılması hedefleniyor. 



Köprüler

Bugüne kadar yürütülen projede Büyükçekmece bağlantılı D-100, TEM, Kuzey Marmara Otoyolu, Devlet Yolu, belediye yolu ve kuzeydeki havaalanına bağlantısı bulunan D-20 üzerinde olmak üzere 6 köprü planlanmıştı. İki köprüden ise demiryolu bağlantısı kurulması hedefleniyordu. Edinilen bilgiye göre, kanal kesitinin 275 metreye inmesi nedeniyle yapılacak köprülerin uzunluğu da kısalacak. Yaşanan gelişmeler ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin talebi doğrultusunda 7'nci köprünün de projeye dahil olabileceği bildiriliyor. 

Bağlantılı diğer projeler

Proje kapsamında hem Marmara Denizi’ne hem de Karadeniz’e 4,8 kilometre uzunluğunda konteyner yük limanı inşa edileceği, 1.500 hektar alana lojistik merkez kurulacağı ve kanalın 3. Havalimanı ve demir yoluyla entegresi sağlanacağı verilen bilgiler arasında. Küçükçekmece Gölü’ne 200, Sazlıdere’ye 860 tekne kapasiteli yat limanları da yapılması öngörülüyor.


Projenin yapılacağı alanlarda kamulaştırılan ve boşaltılacak alanlar da olacak. Bu alanlar arasında en fazla kişinin bulunduğu Şahintepesi, 35 bin kişi ile başta geliyor. Kamulaştırılan alanlar dışındaki proje yakınında kalan yerlere pek çok yapılaşmanın yapılması, çeşitli projelerin yapılması planlanıyor. Bu nedenlerle de emlak değerlerinin bu bölgelerde uçması beklenen bir durum. Emlak Konut’un resmi internet sitesinde yayımlanan basın bülteninde Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum “Kuzey Yakası’nın yanı sıra Bahçekent bölgesi, Bizim Mahalle ve Ispartakule bölgesinde 33 proje geliştiriyoruz. Bahçekent bölgesinde yaşam alanları, ticari alanlar, sağlık kompleksler, eğitim kurumları ve geniş sosyal donatılarıyla kendi kendine yeten bir yaşam alanı olarak büyümesini sürdürecektir.” demişti.



Kanal kapasitesi

Günde 150-160 gemiye ev sahipliği yapması öngörülen Çılgın Proje, Panama Kanalı ile kıyaslandığında dört katı büyüklüğünde gemi trafiğine hizmet verecek.(4) Kanalın boyutlarının belirlenmesi sırasında, buradan geçmesi öngörülen gemilerin maksimum boyutuyla değişik gemi kategorileri için azami boyutların incelendiği Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan tarafından bildirilmişti. Bu kapsamda, 275 metre boyunda ve 48 metre genişliğindeki akaryakıt tankerinin azami 145 bin DWT ölü yük taşıması öngörülüyor. 340 metre boyunda ve 48,2 metre genişliğindeki konteyner gemisinin ise azami 120 bin DWT ölü yük taşıması planlanıyor. 

Yakın zamanda start verilecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 100 günlük proje kapsamında yapılacakları açıklarken Kanal İstanbul’a da değinmişti. Buna göre; Kanal İstanbul projesi kapsamında taşınmaz devri ve planlama çalışmaları tamamlanacak. Kanal İstanbul Etüt Proje işi tamamlanacak. Yapım ihale ilanına çıkılacak.(5)

(1)AA'dan Abdülhamid Hoşbaş'ın 15.01.2018 tarihli haberi
(2)AA'dan Lokman Akkaya'nın 06.07.2018 tarihli haberi
(3)AA'dan Lokman Akkaya'nın 06.07.2018 tarihli haberi
(4)Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'ın 03.03.2018 tarihli basın toplantısı
(5) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 04.08.2018 tarihli basın toplantısı


Forum Makina
Forum Makina
Forum Makina