HABER MERKEZİ

Seçimlerinizi yaparak tüm haberlerimize ulaşabilirsiniz.

HABER ABONELİĞİ

Sektördeki gelişmeler, yeni ürünler ve aktivitelerle ilgili olarak bizden düzenli bilgilendirme mailleri almak için
abone olunuz.

HABERLERİMİZ
2020
İş Makinası - Türkiye’nin tek yabancı sermayeli iş makineleri üreticisi MECALAC, Ar-Ge ve kalitenin gücüyle büyüyor
Türkiye’nin tek yabancı sermayeli iş makineleri üreticisi MECALAC, Ar-Ge ve kalitenin gücüyle büyüyor

Türkiye’nin tek yabancı sermayeli iş makineleri üreticisi

MECALAC

Ar-Ge ve kalitenin gücüyle büyüyor

İş makinelerinde çok amaçlı kullanım denildiğinde akla ilk gelen markalar arasında yer alan Mecalac, birçok patente sahip olan ürünleriyle müşterilerine daha hızlı ve ekonomik çalışma imkânı sağlıyor.

2011 yılında bir şirket kurarak Türkiye’ye yatırım yapan firma, her geçen gün gelişen faaliyetlerini desteklemek amacıyla, geçtiğimiz aylar içerisinde İzmir Ege Serbest Bölgesi’ndeki tesislerini genişletti.

İş makineleri ve savunma sanayi alanlarında kariyer sahibi olan Mecalac Türkiye Genel Müdürü Makine Mühendisi Cevdet Can Uzer ile bir araya gelerek faaliyetleri ve hedefleri üzerine konuştuk.

Groupe Mecalac Başkanı Henri Marchetta’nın ilk adımı atarak şirketi kurmasının ardından; Ar-Ge’den kaliteye, satın almadan üretime kadar neredeyse tüm süreçlerini kendisi yöneten bu yarı özerk şirketin hikayesini ilgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Mecalac’ın faaliyet alanı hakkında bilgi verir misiniz?

Mecalac, kuruduğu 1974 yılından bu yana tek faaliyet alanı iş makineleri olan, Fransa merkezli bir grup şirketidir. Çok fonksiyonlu iş makineleri alanında uzmanlaşıyoruz. Örneğin, Fransa’da üretilen ve “karınca” olarak da adlandırılan 12 MTX model belden kırma yükleyici ekskavatör tamamen Mecalac’a özel, patentli bir üründür.

Yaklaşık 10 ton çalışma ağırlığına sahip olan bu makine aslında bir ekskavatörle bir belden kırma yükleyicinin kombine edilmiş halidir. Bomun ucundaki ataşmanı son derece kolay ve hızlı şekilde değiştirerek makineyi hem bir ekskavatör hem de bir yükleyici olarak kullanabiliyorsunuz. Türkiye’de 6 tonluk modelini üretmekte olduğumuz MCR Serisi çok fonksiyonlu paletli kompakt ekskavatörler de aynı anlayışla geliştirilmiştir. Ekskavatör, forklift ve yükleyici aynı makine üzerinde birleşiyor.

“Sektörde Ar-Ge için bütçeden ayrılan pay ortalama %4 iken, Mecalac’ta %6’dır”

Mecalac, Ar-Ge çalışmalarına ve inovasyona çok önem veriyor. Sektör genelinde Ar-Ge için bütçeden ayrılan pay ortalama %4 iken, Mecalac’ta %6’dır. Bu farkın yarattığı inovasyon elbette ürünlerimize yansıyor. Pazara yeni bir model sunarken bunun çok amaçlı olarak kullanılabilmesini ve mutlaka kullanıcıların mevcut bir sorununu çözüyor olmasını hedefliyoruz. Aynı zamanda otomotiv sektörüne benzer şekilde detaycı bir kalite arayışımız var. Üretimimizin çeşitli aşamalarında kalite kapılarımız bulunuyor. Kalite kaybına en ufak bir toleransımız yoktur. İmalatta kumlanmış ve temperli çelik kullanıyoruz. Yine ince saclarda da temizlenmiş çelikler tercih ediyoruz.

Hedef müşteri kitleniz kimlerdir?

İş makinesi tarihine baktığınızda, her 20 yıllık dönemlerde sektördeki liderlerin değiştiğini görüyoruz. Mecalac olarak günümüzde teknolojiye en çok uyum sağlamış firmalardan biriyiz. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda sektörün liderleri arasında yer alacağımızı söyleyebilirim.

“Eğer bir müşteri Mecalac aldıysa, %90 ikincisini de alıyor”

Çoğunluğu patentli olan ürünlerimizin piyasada birebir muadili bulunmuyor. Bununla birlikte geliştirdiğimiz inovasyon ve sunduğumuz kalitenin bir bedeli var. Dolayısıyla onlara sağladığımız bu yüksek katma değeri anlayıp, farkını ödeyebilecek pazarlara odaklanıyoruz.

Fransa, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkeleri genelinde oldukça yaygınız. 3 yıl önce girdiğimiz ABD pazarında da satışlarımız her yıl katlanarak artıyor. Şöyle bir istatistiğimiz var. Eğer bir müşteri Mecalac aldıysa, %90 ikincisini de alıyor. Bu durumu Türkiye’de de yaşıyoruz. Makinelerimizi kullanan operatörler, makine sahiplerine yaptıkları işin nasıl hızlandığını anlatıp, tavsiye ediyorlar.

Operatörler böyle çok fonksiyonlu makineleri kolayca kullanabiliyor mu?

Türkiye’de sattığımız veya kiraya verdiğimiz makineler için operatörlerle 3 güne kadar birlikte çalışıyoruz. Ve tecrübemize göre operatörler, 1 gün sonra makineyi efektif şekilde kullanmaya başlıyorlar. Bizde diğer makinelerden farklı olarak operatörlerin sağ ayağının altında, silindirlerden birini kontrol eden bir pedalımız daha var. El ve ayak kullanım tercihleri bir tuşla isteğe bağlı olarak kolayca değiştirilebiliyor.

“Mecalac kullanmak, operatörler açısından bir prestij kaynağı”

Endüstriyel tasarım konusunda da çok yoğun emek harcıyoruz. Grup şirketlerinin ürettiği bütün makinelerin dış görünümü tek merkezden, Fransa’daki bir tasarım ofisi tarafından hazırlanıyor. Kaportanın altındaki diğer bütün tasarımları burada biz yapıyoruz. Görsel ve fonksiyonel açıdan diğerlerinden son derece farklı makineleri kullanmak, operatörler açısından bir prestij kaynağı olarak görülüyor.

Biz de bu makinelerin Ar-Ge’sini ve üretimini yapan ekip olarak, operatörler patronlarına beko yerine bir Mecalac alalım dedikleri zaman gurur duyuyoruz.

Üretim tesisleriniz nerede bulunuyor?

Grup olarak Fransa’da bir ekskavatör montaj tesisimizle birlikte kaynaklı komponent ve hidrolik ekipman üretimi yapan Mecalac Hydromo isimli bir şirketimiz var. Almanya’daki Mecalac Baumaschinen şirketimiz, aralarında herhangi bir denge kaybı yaşanmadan kepçesi 180 derece sağa ve sola dönebilen modellerin de bulunduğu yükleyici serimizi üretiyor. Burada ayrıca bir miktar komponent imalatı da yapılıyor.

Mecalac 2017 yılında İngiltere’deki Terex Construction Equipment şirketini satın almıştı. Şimdi oradaki tesislerimizde beko loder, asfalt silindiri ve önde kasası olan ufak kamyonlar (damper) üretimi yapılıyor. İzmir Ege Serbest Bölge içerisinde yer alan Türkiye’deki tesisimizde ise Mecalac’ın amiral makinelerinden biri olan 6MCR modelinin yanı sıra diğer modeller için çok çeşitli komponent imalatı yapıyoruz.

Mecalac’ın Türkiye’ye gelişi nasıl gerçekleşti?

Açıkçası Grup Başkanımız Henri Marchetta burada bir fabrikamız olması gerektiğine inandığı için bugün buradayız. Aslında Mecalac bundan önce de konstrüksiyon tedarikçileri üzerinden Türkiye ile çalışıyordu. Dolayısıyla Türkiye’nin çok önemli bir iş makineleri pazarı olduğunu biliyorlardı. Ayrıca her ne kadar teknolojik olarak üstün makineler üretseler de kompakt makinelerdeki sert fiyat rekabeti sebebiyle üretim maliyetlerini azalmak istiyorlardı.

“HİDROMEK’in Kurucusu rahmetli Hasan Basri Bozkurt’un da büyük bir etkisi vardır”

Henri Marchetta’nın Türkiye’ye olan ilgisinde HİDROMEK’in Kurucusu rahmetli Hasan Basri Bozkurt’un da büyük bir etkisi vardır. Avrupa İş Makineleri Komitesi (CECE) toplantılarında tanışmış ve iyi arkadaş olmuşlardı. Türkiye’ye geldiklerinde Hasan Bey onlara çok yardımcı olmuş ve burada yatırım yapmaları için güven verip, teşvik etmiştir. Hasan Bey ufku çok geniş ve vatansever bir insandı.

Başkanımız yatırım yapma kararını aldıktan sonra Türkiye’de birçok il geziyor ve nihayetinde İzmir’de karar kılarak, 2011 yılı eylül ayında Mecalac Türkiye’yi resmen kuruyor.

Üretime ne zaman başladınız?

Ege Serbest Bölge’deki 2.000 metrekarelik kapalı alana sahip tesisimizde, üretime iş makineleri ile başladık. Fransa’da hazırlıklarına başlanan 6 tonluk 6 MCR modeli, geliştirilerek üretilmek üzere, yarı aşamada bize geldi. Ben de Ar-Ge ekibinin başında Mecalac’a o zaman katıldım. Makinenin tasarımını tamamladıktan sonra prototip imalatlarını yaptık. Akabinde bütün test çalışmalarını da Türkiye’de gerçekleştirdik. Bu vesileyle Mecalac kültürünü de öğrendik.

“Yılda yaklaşık 150 adet 6 MCR üretiyoruz”

Üretim hattını da kurduktan sonra 2013 yılında ilk makinelerimizi üretmeye başladık. Geçen yıllar içerisinde uzmanlığımızla birlikte kapasitemizi de arttırdık. Şu an yılda yaklaşık 150 adet 6 MCR üretiyoruz. Covid-19 salgını bu yılki kapasite arttırma planlarımızı olumsuz etkiledi.

İş makinesi üretimi haricinde buradaki ikinci temel işimiz komponent imalatıdır. Kendimiz ve diğer Mecalac tesisleri için kaynaklı ve işlemeli parçalar üretiyoruz. Fransa’nın ana komponent tedarikçisi konumundayız. Makinelerin bom, arm, alt ve üst şasilerini biz üretiyoruz. Örneğin, Fransa’da üretimine başlanan 20 ton sınıfı yeni ekskavatörün alt ve üst şasilerini biz üretiyoruz.

Almanya’nın da bir numaralı konstrüksiyon tedarikçisiyiz. Kendileri de üretiyorlar ama çoğunluğunu bizden alıyorlar. İngiltere ile olan iş birliğimiz de gelişiyor. Beko loderlerin arka kazıcı kollarını biz üretiyoruz.

Bütün bunların haricinde, tüm grup için hidrolik ve yakıt tankı üretimini biz yapıyoruz. Bunun için de ayrı bir üretim hattımız bulunuyor.

Üretimle birlikte Ar-Ge çalışmalarını da Türkiye’de mi yürütüyorsunuz?

Groupe Mecalac bünyesinde, Mecalac Türkiye gibi üretim ve satış şirketleri bulunuyor. Hepimiz ayrı birer kar merkeziyiz. Kendi karlılığımızla kendi yatırımlarımızı yapıyoruz. Diğer grup şirketleri ile yoğun bir iş birliği içerisindeyiz. Bize merkezden stratejimiz ve nereye odaklanmamız gerektiği verilir. Ondan sonra işi geliştiren burasıdır. Bir makine firmasından ne bekliyorsanız; Ar-Ge’den üretime, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçleri kendimiz yönetiyoruz.

“Ar-Ge’den üretime, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçleri kendimiz yönetiyoruz”

Burada ürettiğimiz 6 MCR gibi şu anda Fransa’da üretilmekte olan lastikli 7 MWR modelinin Ar-Ge çalışmalarını da biz yapmıştık. Bunun gibi birçok stratejik parça bizden gidiyor.

Örneğin, tüm grubun hidrolik ve yakıt tankı imalatını bundan 5 yıl öncesine kadar İtalyan bir firma yapıyordu. Biz burada tespit ettiğimiz bir kalite problemi neticesinde kendi Ar-Ge çalışmalarımızı yaptık. Ve neticesinde elde ettiğimiz başarıyla bütün üretimi Türkiye’ye taşıdık.

Mecalac Türkiye’de kaç kişi çalışıyor?

Artan iş hacmimiz ve hedeflerimiz çerçevesinde, bu yıl içerisinde yine Ege Serbest Bölge içerisindeki yeni tesisimize geçtik. Yaklaşık 7.000 metrekarelik kapalı alana sahibiz. Karşılıklı 2 hat halinde üretim faaliyetlerimiz devam ediyor.

Halihazırda yaklaşık 130 çalışanımız bulunuyor. Bunun 80’i, işçiliğin yoğun olduğu komponent üretiminde çalışıyor. Ar-Ge ekibimizde 8 mühendis ve sahada çalışan 4 teknisyenimiz var. Hem makine hem de komponentlere yönelik çalışmalar yapıyorlar. Ar-Ge ekibimiz yeni projelerimizle birlikte büyümeye devam ediyor.

Mecalac ürünleri Türkiye’de ne oranda kullanılıyor?

Halihazırda üretimimizin yaklaşık %90’ını ihraç ediyoruz. Türkiye’de henüz yüksek adetlere ulaşamadık. Bununla birlikte ürünlerimiz sahada görüldükçe yaygınlaşıyor.

Daha önce de belirttiğim üzere, Türkiye gibi fiyat rekabetinin son derece zorlu olduğu bir pazarda, makinelerimizin sağladığı katma değeri anlatmak çok kolay değil. Bu amaçla son dönemde satış ve pazarlama faaliyetlerimize ağırlık verdik. Çeşitli demo çalışmalarıyla makinelerimizin sağladığı avantajları kullanıcılara birebir yaşatıyoruz.

Piyasaya kiralama seçeneğiyle de makine veriyoruz. Böylece kullanıcılar makineyi satın almadan önce görüp, kendi çalışma alanlarında test edebiliyorlar.

“6 MCR modelimiz Devlet Malzeme Ofisi katalog ürünü haline geldi”

Ayrıca, bir yerli üretici hem de yerli ürün sahibi olarak kamu kuruluşlarına da kendimizi tanıtıyoruz. 6 MCR modelimiz Devlet Malzeme Ofisi tarafından kabul edilerek katalog ürünü haline geldi. Bu kapsamda son olarak Denizli Belediyesi’ne bir satışımız gerçekleşti.

Makinemizin değer bazında %55 mertebesinde olan yerlilik oranı, Türkiye’deki diğer üreticilerle hemen hemen aynı seviyededir. Sadece motor, pompa, aks, vb. Türkiye’de üretilmeyen komponentleri yurtdışından getirmek zorunda kalıyoruz.

6 MCR‘nin sağladığı temel avantajlar nelerdir?

Bir yol şantiyesini düşünecek olursak, genellikle bir ekskavatör ve bir yükleyici bir arada kullanılır. Ekskavatör kazar, yükleyici kamyona yükler. 6 MCR modelimiz, sahip olduğu patentli “M-Connect” özel bağlantı sistemi sayesinde çok kolay ve hızlı bir şekilde ataşman değiştirerek bir ekskavatörden bir yükleyiciye dönüşebiliyor. Böylece kazmak ve yüklemek için tek bir makine yeterli oluyor. “M-Connect” Intermat Fuarı’nda Ar-Ge ödülü de kazanmıştı.

Ayrıca kapalı çevrim hidrolik sisteme sahip olduğu ve yürüyüş için ayrıca bir pompa bulunduğu için saha içerisinde 10 kilometreye varan yüksek hızlarda hareket edebilir. Klasik ekskavatörlerin hızı 4-5 kilometre mertebesindedir.

Bundan sonrası için hedefleriniz nedir?

Gerek makine gerekse komponent alanındaki Ar-ge çalışmalarımızı arttırarak sürdürüyoruz. Bunu kalite ve maliyet açısından da destekleyerek grup içerisindeki ağırlığımızı arttırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki 6 ay içerisinde, Ar-Ge ve test çalışmalarını kendimiz tamamladığımız yükleyici imalatına da başlayacağız. Şu an Almanya’da üretilen AX Serisi’nin devamı niteliğindeki bazı modellerini burada üreteceğiz. İlerleyen zamanlarda damper grubundan da bir ürünle birlikte, “ekskavatör, yükleyici ve damper” serisini tamamlamak istiyoruz. Biz zaten bütün bu ürünlerin tedarikçisi durumundayız. Bu açıdan avantajlıyız…

Mecalac’ın elektrikli makineler konusunda ne gibi çalışmaları var?

Mecalac iş makinelerindeki verimliliği arttırmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yapıyor. Zira iş makineleri enerji verimliliği anlamında hala oldukça zayıf. Yakıt olarak koyduğunuz 100 birimlik enerjinin sadece 1 birimini işe çevirebiliyorsunuz. Dizel motor, silindirler, mafsallar, vb. birçok noktadan enerji kaybı söz konusu. Mecalac alanında uzman firmalarla iş birliği yaparak hidrolik sistemlerdeki birçok verimsizliği ortadan kaldırmayı başardı.

%100 elektrikli e12 modeli kiralama usulüyle piyasaya sunuldu

Mecalac iş makinelerinin elektrifikasyonu konusunda 10 yılı aşkın bir süredir çalışıyor ve amiral modeli 12 MTX’in %100 elektrikli versiyonu olan e12’yi bu sene ilk defa kiralama usulüyle ticarileştirerek piyasaya sundu. Pil konusu hem maliyet hem de operasyon açısından denenmesi gereken bir konu. Aracın satılması ve pilin kiralanması gibi finansal modeller üzerinde çalışıyorlar.

Konuyu bilmeyenler, dizel motor yerine elektrik motoru ve yakıt yerine akü koyarak makinenin kolayca elektrikli hale gelebileceğini sanıyorlar. Ancak o kadar kolay değil. Pili gerçekten efektif şekilde kullanabilmek için makinenin verimliliğine hâkim olmak şart. Sonrasında da pildeki enerjiyi doğru yönlendirebilmek için ciddi bir elektronik yazılım bilgisi gerekiyor.

Bazı Avrupa şehirlerinde emisyonsuz makinelere yönelik ciddi bir teşvik ve dolayısıyla artan bir talep var. Her ne kadar pazar henüz küçük olsa da Mecalac bu alandaki teknolojiye liderlik ederek kendini geleceğe hazırlıyor.

Uzman ekibin ürünü 6 MCR

Montaj hattındaki 9 istasyonda, uzun süredir birlikte çalışan, konusuna hakim ve uzmanlaşmış bir ekip tarafından üretilen 6 MCR modeli, Mecalac camiasında son 3 yıldır en iyi makine olarak lanse ediliyor. Bugün 8 yaşında olan bu model, sağladığı memnuniyetle ABD pazarında da Mecalac’ın satışlarına liderlik ediyor.

70’e yakın tank üretimi

Hidrolik ve yakıt tankları, Mecalac Türkiye’nin kaynaklı komponent üretimi alanındaki ilk işi. Bu alanda yapılan Ar-Ge çalışmaları neticesinde sağlanan yüksek kalite ve maliyet avantajı ile grubun 70’e yakın çeşitteki tank üretimi, İtalya yerine artık Türkiye’de yapılıyor.

Türkiye’ye yatırım devam ediyor

Groupe Mecalac, Türkiye’deki şirketinde oluşan kârdan bugüne kadar temettü toplamadı. Grup bünyesinde bağımsız bir kâr merkezi olarak değerlendirilen Mecalac Türkiye, merkezin de onayıyla yeni Ar-Ge, üretim tezgâhı ve satış organizasyonu yatırımları yapma imkânı buldu.

Yerli tedarikçiler için de fırsatlar var

Mecalac Türkiye, ihracat kabiliyeti olmayan yerli tedarikçilerin ürünlerine de aracılık ederek ülke ihracatının artmasına ayrıca bir katkı daha sağlıyor. Bu yolla Groupe Mecalac’a satılan komponentlerin mali değerinin yıllık 15 milyon avroya ulaştığı belirtiliyor.

Forum Makina
Forum Makina