Forum Makina
Forum Makina
HABER MERKEZİ

Seçimlerinizi yaparak tüm haberlerimize ulaşabilirsiniz.

HABER ABONELİĞİ

Sektördeki gelişmeler, yeni ürünler ve aktivitelerle ilgili olarak bizden düzenli bilgilendirme mailleri almak için
abone olunuz.

HABERLERİMİZ
2021
İş Makinası - TürkTraktör’ün kazıcı yükleyicileri AGV’ler üzerinde hayat buluyor
TürkTraktör’ün kazıcı yükleyicileri AGV’ler üzerinde hayat buluyor

TürkTraktör’ün kazıcı yükleyicileri AGV’ler üzerinde hayat buluyor

Halihazırda dünya genelindeki 130’dan fazla ülkeye traktör ihracatı gerçekleştiren, ülkemiz otomotiv sanayinin öncü kuruluşu TürkTraktör, tecrübesini ve uzmanlığını artık iş makineleri üretiminde de değerlendiriyor.

Ülkemizin güven duyulan kuruluşlarından Koç Holding ve dünyanın en büyük traktör ve zirai ekipman üreticilerinden CNH Industrial ortaklığında faaliyetlerine devam eden TürkTraktör, 2020 yılının başında Case ve New Holland marka kazıcı yükleyicilerin de Türkiye’de üretimine başladı.

TürkTraktör İş Makineleri İş Birimi Grup Müdürü Boğaç Ertekin ve TürkTraktör Ankara Fabrika Müdürü Tolga Taşgın ile bir araya gelerek firmanın Türkiye’deki iş makineleri faaliyetlerini üretimle taçlandırdığı bu süreç, faaliyetleri ve hedefleri üzerine konuştuk.

Boğaç Bey, Türkiye’de iş makineleri üretimi yapma süreciniz nasıl gelişti?

TürkTraktör olarak Türkiye’de iş makinelerine yönelik faaliyetlerimiz 2013 yılına kadar uzanıyor. Ve ilk andan itibaren yaptığımız çeşitli yatırımlarla müşterilerimize ve ülkemize daha fazla katkı sağlamaya odaklandık. Ekibimizi güçlendirdik. Bayi ağımızı kurduk. Yeni tesislerimizi faaliyete geçirdik. Servis atölyelerimizi açtık. Yedek parça stoklarımızı güçlendirdik.

Ancak bunların ötesindeki en büyük adımımız, her zaman aklımızda olan yerli üretime geçme süreciydi. Bu alandaki hazırlıklarımız 2018 yılında başladı. Gerekli hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte üretim hattından çıkan ilk yerli iş makinelerimizi, 2020 yılının başında İstanbul’da düzenlendiğimiz bir organizasyonla tanıttık.

Üretim için neden Ankara’yı tercih ettiniz?

Bunun çeşitli sebepleri var. Öncelikle yaptığımız mühendislik hesapları neticesinde, Ankara’daki tesisimizin planladığımız kapasite için yeterli alana ve alt yapıya sahip olduğunu gördük. Yaklaşık 260 dönüm alan üzerine kurulu olan bu fabrikamız, 1954’ten bu yana traktör üretimine ev sahipliği yapıyordu. Yılda 50 bin adet üretim kapasitesine sahip olan TürkTraktör olarak kuruluşumuzun 60. yılında, üretim tesislerinin genişletilmesi amacıyla ikinci fabrikamızı Sakarya Erenler’de açtık. Avrupa’nın üretim hacmi açısından en büyük traktör fabrikası olan Erenler Fabrikamızda boyahane, montaj ve kalite kontrol proseslerine odaklanmaktayız.

Ankara’nın iş makineleri sektörü açısından da ülkemizde merkezi bir konumunda olması, Şirket olarak iş makineleri faaliyetimizin merkezinin burada olması, üretim için yerli sanayi ve tedarik zincirlerinin uygun olması kararımızda etkili olan diğer faktörler oldu.

Hangi modelleri üretiyorsunuz? Yıllık kapasite nedir?

Tesisimizde, müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerine uygun olarak özellikleri farklılaşan Case ve New Holland markaları altında toplam 4 kazıcı yükleyici modeli üretiyoruz. Bunlar Case 580ST, Case 695ST, New Holland B110B ve New Holland B115B modelleridir.

İKİ VARDİYADA YILLIK 1.000 ADET ÜRETİM KAPASİTESİ

İlk aşamadaki kapasitemizi iki vardiyada yılda 1.000 adet olarak kurguladık. Üretimdeki esnekliğimizin avantajıyla, makineler üzerinde isteğe bağlı olarak birçok ekstra özellik de sunabiliyoruz.

Yerli ürün hattınıza yeni modeller eklemeyi planlıyor musunuz?

Bugün için önceliğimiz, yeni bebeğimiz olan kazıcı yükleyicilerimizi büyütmek. Daha ilk senesini yaşıyoruz. Biz iş makinesi işimize geniş bir spektrumda bakıyoruz. Yerli olarak ürettiğimiz kazıcı yükleyicilerimizle birlikte ekskavatör, yükleyici, nokta dönüşlü yükleyici ve teleskobik yükleyicilerden oluşan geniş bir ürün gamımız var.

Müşteri odaklı bir yaklaşımla, işlerini doğru şekilde analiz edip, en uygun ürün ve hizmetleri sunarak onlara danışmanlık yapmak istiyoruz. Bunun akabinde hem kendi hem de ülkemizin ihtiyaçları çerçevesinde nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizi düşünerek ve kendimizi geliştirerek bu alandaki etkinliğimizi artırmak istiyoruz.

Yerli üretici kimliğiniz firmanıza ve ülkemize ne gibi avantajlar sağlıyor?

Ülkemizin en önde gelen sanayi kuruluşunun çatısı altındayız. TürkTraktör’ün bu güçlü kimliğinin, globaldeki partnerimizin know-how ve marka bilinirliği ile bir araya gelmesiyle, iş makineleri alanında da güçlü bir yerli üretici olduk. Kazıcı yükleyiciler Türkiye iş makineleri talebinin yaklaşık üçte birini oluşturan son derece önemli bir ürün grubu. Sürekli iyileştirme felsefemiz çerçevesinde, ürünlerimizi Türkiye’deki müşterilerimizin geri bildirim ve öncelikleri çerçevesinde geliştirebiliyoruz.

“YERLİ KAZICI YÜKLEYİCİLERİMİZ MÜŞTERİLERİMİZ TARAFINDAN KABUL GÖRDÜ”

Yerlileştirmeden dolayı müşterilerimize hem ilk edinme maliyetleri anlamında avantaj sağladık hem de ürünlerimizin üstün performansı ve kalitesiyle operasyon maliyetlerinde avantaj sağladık. Bunun müşterilerimiz tarafından kabul gördüğünü gözlemliyoruz.

Bunun yanı sıra ülkemizin ihtiyaçları çerçevesinde kamuda oluşan taleplere de daha etkin bir şekilde yanıt vermek üzere kendimizi yapılandırdık. New Holland markalı ürünlerimiz Devlet Malzeme Ofisi’nin kamu kuruluşları için oluşturduğu listelerde yer alıyor.

Ayrıca iş makinelerimiz için yerli firmalardan temin ettiğimiz ürünlerle birlikte yerli sanayimizin gelişip güçlenmesine de katkı sağlıyoruz.

Türkiye’deki satış ve satış sonrası hizmet yapılanmanız hakkında bilgi verir misiniz?

Hem Case hem New Holland iş makinelerimiz TürkTraktör standartlarında, kalitesinde ve güvencesi altında olan ürünlerdir. TürkTraktör’ün en büyük güçlerinden birisi de geniş bayi ağıdır. Bugün gerek doğrudan gerekse bayilerimiz kanalıyla müşterilerimizin ülke çapında bize ulaşabileceği 40’tan fazla satış, 165’ten fazla satış sonrası hizmet noktamız bulunuyor.

“ÜLKE ÇAPINDA 40’TAN FAZLA SATIŞ, 165’TEN FAZLA SATIŞ SONRASI HİZMET NOKTAMIZ BULUNUYOR”

Müşterilerimize etkin bir satış sonrası hizmet desteği sağlamak, bizim işimizin olmazsa olmazıdır. Düzenli eğitimlerle personellerimizin yetkinliğini geliştirmeye devam ediyoruz. Etkin ve yetkin personellerimizle beraber, müşterilerimiz için her an ulaşılabilir durumdayız.

Ülkemizin her yerindeki makinelerimize aynı yüksek kalitede hizmet sağlıyoruz, bunu sağlayabilecek yaygınlığa ve yetkinliğe sahibiz.

Bunun yanı sıra hem ithal hem de yerli ürünlerimiz için yedek parça tedarikinin devamlılığının sağlanması da bizim ana felsefelerimizden biridir. Müşterilerimizin taleplerine en kısa sürede cevap vermeye özen gösteriyoruz. Bu alanda da kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Örneğin geçtiğimiz dönemde kendi markamızla tırnaklarımızı piyasaya sunduk. Düzenli bakım anlaşmalarıyla müşterilerimizin makinelerini yakından takip ederek daha verimli çalışabilmelerini sağlıyoruz. Sürekli odağımızda tutarak, satış sonrası hizmet anlamında kendimizi geliştirmeye devam edeceğiz.

Sektördeki teknolojik gelişimin yönü sizce nedir?

Genel olarak baktığımızda kentleşme, çevresel faktörler, maliyetler, iş sağlığı ve güvenliği konularındaki mega trendlerin etkisiyle sektördeki teknolojik gelişmeler şekilleniyor. Partnerimiz de tamamen elektrikli bir iş makinesi sürecine yönelik Zeus ve fosil yakıtlara alternatif olarak metan gazıyla tahrik edilen makinelere yönelik Tetra projeleriyle global alanda prototip çalışmalarını duyurdu ve geleceğe yönelik çalışmalar yapıyor.

“KENDİ İÇİMİZDE BİR İNOVASYON VE İÇ GİRİŞİMCİLİK BİRİMİ KURDUK”

Daha yakın bir platformdan baktığımızda, Türkiye’deki müşterilerimiz zaten telematik sistemler üzerinden makinelerini uzaktan takip etmeye başlamışlardı. Covid-19 salgınıyla birlikte bunun yaygınlaşarak ve hızlanarak devam edeceğini öngörüyoruz. Bunun yanı sıra kaynakların daha doğru kullanılmasını sağlayan ve verimliliği artıran haritalama ve makine kontrol sistemleri gibi otomasyona yönelik ürünlere olan ilgiyi de gözlemleyebiliyoruz.

Bu kapsamda biz de kendi içimizde bir inovasyon ve iç girişimcilik birimi kurduk. Burada ürün teknolojileriyle birlikte farklı iş modelleri üzerinde de çalışabiliyoruz. Bu sayede hem şirketimizin sürekliliği ve sürdürülebilirliği açısından bir katkı sağlamak istiyoruz hem de faaliyet gösterdiğimiz alanlarda ülkemizin gelişmesine katkıda bulunabileceğimize inanıyoruz.

Şirketiniz ve sektör açısından 2020 yılı nasıl geçti? 2021 beklentileriniz nedir?

Kazıcı yükleyici üretimine başlamamızın hemen ardından maalesef küresel salgın süreci başladı. Ancak buna rağmen ülkemiz iş makineleri pazarında önceki yıla kıyasla talebin arttığını gördük. Bunda devam eden alt yapı ihtiyaçları, kamunun alımları ve tarımsal faaliyetlerin sürekliliği etkili oldu.

Biz yine tedbirlerimizi alarak işimize odaklandık ve müşterilerimizle bir arada olmaya devam ettik. Özellikle satış sonrası hizmetlerimizin sürekliliği hiç aksamadı. Tedarik zincirlerimizi yakından izleyerek dinamik yapımız sayesinde üretimde de çok olumsuz etkilenmedik. Planlarımızda olan üretim temposuna ve bunun yanı sıra pazardaki hedeflerimize paralel bir yıl geçirmiş durumdayız. Bundan sonraki süreçte de talep artışının devam edeceğini öngörüyoruz.

“ISIL İŞLEMDEN, TALAŞLI İMALATINA VE MONTAJINA KADAR ENTEGRE BİR TESİSİMİZ VAR”

Tolga Bey, Ankara Fabrikanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ankara Fabrikamız, 1954’ten 2014 yılına kadar, üç marka altında (Case, New Holland ve Steyr) komple traktör üretimi yapan bir tesisti. Sakarya’daki Erenler Fabrikamızın açılmasıyla birlikte traktörün montajı Sakarya Erenler’e taşındı. Şu anda traktörlerin ana gövdesi, motoru, dört çeker ön dingili ve kazıcı yükleyici iş makinelerimizin montajı burada yapılıyor. Ayrıca traktör, gövde, motor ve ön dingil parçalarını ürettiğimiz tezgah parkımız bulunuyor. Isıl işlemden, talaşlı imalatına ve montajına kadar entegre bir tesisimiz var.

Yıllık motor, gövde ve ön dingil üretimlerimiz gerçekleşen pazar koşullarına göre değişiyor. Kazıcı yükleyici alanındaki kapasitemiz ise şu an için yıllık 1.000 adettir.

Kazıcı yükleyici üretimi için süreç nasıl gelişti?

Kazıcı yükleyici üretimi gündeme geldiği zaman çok heyecanlandık. Zira bunu yapmak için hem yeterli alanımız ve alt yapımız hem de bilgi ve tecrübe birikimimiz vardı. 2018 yılında ilk adımlar atılır atılmaz hemen alt yapı ve üst yapı hazırlıklarına başladık. İki marka ve dört ürün üzerinden çalışmalarımızı tamamladık.

Akabinde bu ürünlerle birlikte üretim sistemimize bir yenilik getirmek istedik ve raysız, zincirsiz bir üretim hattı kurduk. Tesisimizde daha önce de AGV (Auto Guided Vehicle) makinelerini, motor ve gövde üretimindeki parçaları taşımak için kullanıyorduk. Kazıcı yükleyicilerle birlikte bunu farklı bir boyuta taşıdık ve montajı AGV’ler üzerinde yapma kararı aldık. Böylece hem TürkTraktör bünyesinde hem de Türkiye iş makineleri sektöründe, AGV üzerinde montaj yapan ilk fabrika olduk.

“2 ADET AGV ÜZERİNDE VE 8 İSTASYONDA MONTAJI TAMAMLIYORUZ”

Fabrikamızda şu an 2 adet yüksek taşıma kapasiteli AGV üzerinde ve toplam 8 istasyonda kazıcı yükleyici üretimini tamamlıyoruz. Montajla birlikte güvenlik ve ergonomi şartlarını da sağlayacağımız bir üretim hayali kurduk. Ve bunu da gerçekleştirdik.

Montajı AGV üzerinde gerçekleştirmek ne gibi avantajlar sağlıyor?

Bu öncelikle bize büyük bir esneklik sağlıyor. Çünkü zincir-ray dediğiniz zaman belirli bir yere sabit hale geliyorsunuz. AGV kullanarak üretim kapasitemizi ve uygulama esnekliğimizi artırdık. Dört modelimiz var belki ama bunun altında büyük bir değişkenlik söz konusu. İş makineleri farklı işlerde kullanıldığı için kullanıcılar farklı fonksiyonlar talep edebiliyorlar. Üretim hattımızın esnekliği bunları gerçekleştirme anlamda bize önemli bir avantaj sağlıyor.

Kalite kontrol süreciniz hakkında bilgi verir misiniz?

Yıllardır ürettiğimiz traktörlerden sonra, yeni adım attığımız iş makineleri alanında da başarılı olmak istiyoruz. Bu sebeple tüm üretim sürecimizi SAP programı aracılığıyla dijital olarak ve son derece dikkatli şekilde takip ediyoruz. Ürünün hatta girmesiyle başlayan bir otokontrol sistemimiz var. Kişiler bir yandan yaptıkları işlerden sorumlu olsun, bir yandan bunun gururunu yaşasın istiyoruz. Hat boyunca yapılan tüm işlemler, ilgili arkadaşlarımız tarafından sisteme kaydediliyor.

“TRAKTÖRLERDEN SONRA, İŞ MAKİNELERİ ALANINDA DA BAŞARILI OLMAK İSTİYORUZ”

Ürünün hattan çıkmasını takiben, ürüne göre belirlenmiş test spesifikasyonlarımız (PDI) var. Burada bir etiketteki ton farkı bile bizim için o üretimi durdurabilir. Bunun kararını veren tamamen kalite kontrol yetkililerimizdir.

Ürün geliştirme çalışmalarınız nasıl gerçekleşiyor?

Kalite kontrol gibi ürün geliştirme de bizim hassasiyetle takip ettiğimiz bir konu. Bizde zaten sürekli iyileştirme felsefesi vardır. Biz buna kendi içimizde “dünya klasında üretim” diyoruz. Bu sebeple ürün de ister istemez değişiyor. Müşterilerimizden ve diğer kanallardan gelen ürünlerimizle ilgili her türlü geri bildirimi bu çerçevede değerlendiriyoruz. Aynı problemin bir defa tekrarlanması halinde tetiklenen bir erken uyarı sistemi geliştirdik.

Her ürün için bir platformumuz vardır. Bu platformda üretimden, kaliteden, tedarikçilerimizden, satıştan ve servis departmanımızdan ilgili kişiler yar alıyor. Fabrika ile Ar-Ge’nin bir arada olması da büyük bir avantaj.

KABİN, ŞASİ VE BEKO ARTIK TÜRKİYE’DE ÜRETİLİYOR

Üretimde ne oranda bir yerlileştirme sağladınız?

Traktör alanındaki tecrübe ve know-how’ımız bize iş makineleri tarafında da önemli bir avantaj sağlıyor. Bugün %90’ın üzerinde yerlilik oranına sahip traktörlerimiz bulunuyor. İş makinelerinde de konuya verimlilik, kalite ve maliyet perspektifinden bakarak, mevcut komponentleri yerlileştirme alternatifleri üzerinde çalışıyoruz. Geldiğimiz noktada kabin, şasi ve kazıcı yükleyici gibi önemli parça ve ürünler artık Türkiye’de üretiliyor. Bunlar zamanla gerçekleşti. Elbette yerli üretim bizim için çok büyük bir heyecan ve bunu ilerletmeye çalışıyoruz.

Forum Makina
Forum Makina