BİZE ULAŞIN

FORUM MAKİNA İŞ VE İNŞAAT MAKİNALARI

Adres: Soğanlık Yeni Mah. Balıkesir Cad. Uprise Elite Residence No:6 C1 AB Blok K:18 D:163 34880 Kartal - İstanbul / Türkiye

Telefon: +90 216 3888013

Faks: +90 216 3888014

Cep Telefonu: +90 539 9610026

E-posta: gkuyumcu@forummakina.com.tr

MAKALELER
LASTİKLİ YÜKLEYİCİLERDE EZBERLER DEĞİŞİYOR

Her ne kadar ekskavatörler veya kazıcı yükleyiciler kadar günlük hayatımızın içinde olmasalar da, yüksek hareket ve taşıma kapasiteleriyle lastikli yükleyiciler günümüzün en popüler iş makineleri arasında yer alıyor.

 

1920’lerde traktörlerin önüne eklenen halat kontrollü bir kova ile başlayan bu serüven, günümüzde artık yer altı madenlerinde operatörsüz olarak yeryüzünden kontrol edilebilen veya direksiyon yerine joysticklerle kullanılabilen modellere kadar uzandı.

Maden ocaklarında, büyük çaplı inşaat projelerinde, hazır beton santrallerinde, taş ve kum ocaklarında ve endüstriyel tesislerde sıkça kullanılan lastikli yükleyicilerde kova dışında forklift çatalı, süpürge, balya ataşmanı, vb. birçok ataşman ile farklı amaçlar için kullanılabiliyor.

Lastikli yükleyicilerin en önemli kapasitesi göstergeleri arasında taşınabilen yük ve motor gücü en başta sayılabilir. Çoğunlukla belden kırmalı olan lastikli yükleyicilerde bir kovada taşınabilecek azami yük miktarını pratik olarak belirlemek için, kataloglardaki ‘tam dönüşteki devrilme yükü’ değerinin yarısı esas alınabilir. Yüksek çekiş ve sökü gücü gerektiren işlerde ise motor gücü belirleyici olmaktadır.

Dünyadaki en büyük pazarı Çin olan lastikli yükleyiciler, yıllara göre değişmekle birlikte Türkiye iş makineleri pazarının yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Sektörde ön plana çıkan markaları, en son modellerini ve ön plana çıkan özelliklerini dosyamızın ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz.

 

CASE

 

CASE’in iş makineleri alanındaki köklü geçmişini, kendi deneyimiyle bir araya getiren TürkTraktör; üretkenliğe, yakıt verimliliğine, bakım kolaylığına ve operatör konforuna odaklanılarak tasarlandığı vurgulanan lastikli yükleyici serisi ile her türlü çalışma alanında müşterilerinin çözüm ortağı olmayı hedefliyor.

Case lastikli yükleyici serisinde, çalışma ağırlığı 12 tondan 24 tona kadar toplam 5 model bulunuyor: 621F, 721F, 821F, 921F ve 1021F

Alışılandan farklı motor yerleşimi ile yüksek kova kapasitesi

 

Ağırlıklı olarak beton santralleri, kum ocakları, taş ocakları gibi çeşitli maden uygulamalarında kullanılabilen 621F, 721F, 821F ve 921F modellerinde motor, makinenin en arka bölümüne bulunuyor. Alışılanın dışında, arka bölümde radyatör sistemi yerine oldukça ağır olan motorun yer almasıyla, daha az arka ağırlık kullanılarak makinenin ağırlık merkezi optimize edilebiliyor. Bu sayede kaldırma kapasitesi artan bu makineler, daha yüksek kapasiteli kovalarla seri şekilde çalışarak birim zamanda daha fazla üretim yapabiliyor.

İtalya’da üretilen Case lastikli yükleyicilerde, yine CNH grup şirketlerinden olan ve yılda 3 milyon adede yakın motor üreten Fiat Power Train’in son nesil verimli motorları kullanılıyor. Optimize edilmiş bir yanma sıcaklığı ile çalışan motorların oldukça yüksek verimli olduğu ve operatöre kontrol paneli üzerinden seçim imkânı sunulan 4 ayrı kullanım seçeneği ile de yapılan işe bağlı olarak yakıt tüketiminin minimuma indirgendiği belirtiliyor.

621F,721F ve 821F modelleri Tier 3,  ağır hizmet tipi olan 921F ve 1021F modelleri ise Tier 4 Interim egzoz emisyon standartlarına uygun olarak Türkiye pazarına sunuluyor. Tier 4 Interim motorlarda SCR (Seçici Katalitik İndirgeme) sistemi bulunuyor. Bu sistemin, muadil egzoz arıtma sistemlerine kıyasla yüzde 10’a varan oranda yakıt tasarrufu sağladığı ve makinenin işte kalma süresini de arttırdığı ifade ediliyor.

Case lastikli yükleyicilerde, 612F’den 821F’e kadar olan modellerde ZF standart konvansiyonel aks ile birlikte ön ve arka sınırlı kaydırmalı diferansiyel sunuluyor. Sınırlı kaydırmalı diferansiyel operatör müdahalesine ihtiyaç duymadan, tekerlekler arasında hız farkı olduğunda otomatik olarak çalışmaya başlıyor. Bu modeller, zamanının büyük bölümünde zorlu ve yumuşak karışım yüzeylerde çalışan kullanıcılar için tavsiye ediliyor.

Büyük tonajlı 921F-1021F modellerinde ağır hizmet tipi aks, açık diferansiyel sistem ile birlikte standart olarak sunuluyor. Bu gibi daha büyük kapasiteli makineler katı atık tesisleri ve taş ocakları gibi sert ve zorlu zeminlerde tercih ediliyor. Yeni ağır hizmet tipi akslar daha sağlam, daha büyük ve 3 parçalı gövde dizaynı ile bakımı daha kolay olacak şekilde tasarlanmış. Yüksek dayanıklılığa sahip sinterlenmiş bronzdan üretilen, yağlı tip çok diskli frenler her bir tekerlek göbeğine yerleştirilmiş. Açık tip diferansiyellerde tekerlek kaymasını azaltacak sürtünme olmadığı için enerji kaybı ve aşıntının daha az olduğu vurgulanıyor.

Zorlu şantiye koşulları için tasarlanmış olan “Z Bar” yükleyici kol sisteminin makinelerde daha yüksek koparma güçleri sağladığı ifade ediliyor. Daha hızlı kova toplama ve boşaltma imkânı sağlayan hidrolik sistem sayesinde daha yüksek üretkenlik sağlandığı kaydediliyor. 

Operatör konforu ve bakım kolaylığı

 

Makinelerinde operatör konforunu en önemli tasarım felsefelerinden biri olarak gören Case’in lastikli yükleyici kabinlerindeki geniş iç hacim sayesinde operatör konforlu bir çalışma alanına sahip oluyor ve rahat ulaşılabilen kumanda paneli sayesinde makineyi oldukça rahat şekilde kontrol edebiliyor. Geniş görüş açısı ile makinenin hem ön hem de arka kısmına hâkim olan operatör, yüklemelerde kova yanaşma mesafesini hızlı ve emniyetli bir şekilde ayarlayarak birim zamanda daha fazla üretim yapabiliyor.

Radyatörlerin art arda yerleştirilmesi yerine, Case Construction patentli 5 radyatörü küp şeklinde konumlandıran yenilikçi tasarım, her bir radyatörün taze hava almasını ve temiz havanın kaputun yanlarında ve üstünden girerek soğutucu akışkan sıcaklığının sabit değerde tutulmasını sağlıyor. Tüm modellerde standart olarak sunulan ters fan, radyatörlerin tıkanmasına neden olabilecek her türlü partikülü uzaklaştırıyor ve soğutma performansını arttırıyor.

Şantiye koşullarında yapılması gereken günlük kontroller için tüm parçalara zemin seviyesinden ulaşılabilmesi sağlanmış. Tüm yağ boşaltımlarının bir arada bulunması bir yandan işi kolaylaştırırken, diğer taraftan çevre temizliğine katkı sağlıyor.

TürkTraktör tarafından daha önce 1 yıl 2000 saat olarak sunulan makine garantisi, yeni standart garanti koşulları çerçevesinde artık 1 yıl sınırsız saat olarak uygulanıyor.

 

CATERPILLAR

 

Borusan Makina ve Güç Sistemleri (BMGS), orta boy lastikli yükleyici sınıfında Türkiye pazarına 3 farklı Cat® lastikli yükleyici serisi sunuyor: H, M ve GC serileri. Bunlar arasında ön plana çıkan modeller ise 950H, 962H, 966H, 980H, 950GC, 966M XE ve 980M olarak sıralanıyor.

Alışılagelmiş Cat® dayanıklılığını ve performansına sahip olduğu belirtilen 950 GC, 5 ton yükleme kapasitesi sınıfında, özellikle hazır malzeme yükleme uygulamalarında müşterilerin taleplerini karşılayacak şekilde tasarlanmış.

966H ve 966M XE ise yüksek performans beklentisi olan müşterilerin, her türlü uygulama alanında kullanabilmeleri için geliştirilmiş.

980H BH ve 980M BH gibi amaca yönelik makinalar ise mermer gibi en zorlu uygulamalarda dahi yüksek performans ile kullanılmak üzere tasarlanarak üretilmiş.

Lock to lock tork konvertörler sayesinde vites geçişlerinde torkun sürekli kilitli olması sağlanarak güç ve momentum düşüşleri engellenmiş.

 

M Serisi ile daha yüksek yakıt verimliliği

 

Serinin en son üyesi 966M XE, yüzde 25’i bulan daha yüksek yakıt verimliliği ile sektörde dikkatleri üzerine çekiyor. Bu performansın temelinde ise 966M XE’de kullanılan ve tork konvertöre ihtiyaç duyulmayan Sürekli Değişken Şanzıman (CVT - Continuously Variable Transmission) özelliği bulunuyor.

Caterpillar’in bu yeni özelliği sayesinde güç, her türlü çalışma koşulu altında şanzıman verimliliğini en üst düzeye taşıyacak şekilde, bir değiştirici birim (hidrolik pompa ve motor) ile birlikte buna paralel bir mekanik dişli hattı üzerinden iletiliyor. Böylece motor gücü sürekli olarak mekanik şekilde dişlilere iletilmiş olurken, tork kovertörde oluşacak ısı kayıpları da önlenmiş oluyor. Değiştirici birimin sürekli değişken dişli oranı, motorun yer hızından bağımsız olarak daha düşük devir aralıklarında çalışmasına imkân vererek yakıt verimliliği en üst düzeye taşınıyor.

M Serisi’nin aksları en zor koşullarda güvenilir performans ve uzun ömür sağlayacak şekilde geliştirilmiş. Artı eksi 13 derece salınım yapabilen arka aks, dört tekerin yere basmasını sağlayarak dengeyi arttırıyor. Yeni “on-the-fly” disk tipi diferansiyel kilidi, zorlu zemin koşullarında çekişi arttırıyor.

M Serisi’ndeki sarsıntısız yürüyüş sistemi sayesinde operatör, bozuk zeminlerde daha rahat şekilde çalışabiliyor. Ayrıca yükle ve taşı uygulamasında malzemenin dökülmesinden kaynaklanan üretim kayıplarının da önüne geçiliyor.

Geri görüş kamerasının standart olarak sunulduğu M Serisi’nde motor torkunun azaltılabildiği bir sistem bulunuyor. Operatör, çekiş gücünü yüzde 100’den yüzde 80-90’lara kadar düşürebiliyor. Böylece kaygan zeminlerde daha rahat çalışma imkânı doğuyor.

M Serisi’nde bir diğer özellik ise ön diferansiyellerin kilitli olması. Operatör bu özelliği joysticklerin yanındaki bir düğmeyle ya da fren pedalının yanında bulunan bir pedalla aktif edebiliyor. Yürüyüş esnasında da aktif edilebilen bu özellik, düşük çekiş gereken yerlerde operatöre yardımcı oluyor.

Cat® M serisi yükleyicilerde direksiyon yerine joystickli kumanda özelliği bulunuyor. Kabindeki konfor ve görüş alanını arttıran bu özellik aynı zamanda yüzde 40’a varan hareket tasarrufu ile operatör yorgunluğu da önemli ölçüde azaltıyor.

 

Yüzde 10 daha büyük pazar beklentisi

 

BMGS’den yapılan açıklamada, 2016 yılında orta boy yükleyici pazarının yüzde 10 büyümesinin öngörüldüğü belirtildi. 2016 yılında hem M hem de H Serisinin satışına devam edecek olan firma, M serisinin yüksek yakıt verimliliğini demo çalışmaları ve Quarry Days organizasyonuyla müşterilerine sergilemeyi planlıyor.

DOOSAN

 

MAATS İnşaat Makinaları, yüksek performans ve üretim değerlerini düşük yakıtla sağladığı ifade edilen Doosan yeni seri yükleyicilerinden DL250, DL300 ve DL420 modellerini Türkiye’deki müşterilerine sunuyor.

DL250 ve DL300 modelleri hazır beton tesisleri, kum ocakları vb. hazır malzeme yükleme işleri için tercih edilirken, DL420 modeli ise taş ocağı gibi daha zorlu uygulamalarda kullanılıyor.

Çekişin zayıf olduğu zeminlerde avantaj sağlayan sınırlı kaydırmalı diferansiyel (Limited Slip) özelliği tüm modellerde bulunuyor. Yüksek koparma gücü ve seri çalışma özelliği sayesinde müşterilerin az zamanda daha çok iş yapabilmesi hedefleniyor. Ağır hizmet tipi kol ve şasi yapısıyla kullanıcılara ekstra dayanıklılık ve yüksek koparma gücü sağlandığı belirtiliyor.

Yeni seri yükleyicilerde operatörlerin, geniş bir kabinde panoramik görüş açısı ile rahat şekilde çalışması amaçlanmış. Yeni geliştirilen kabinde içeri toz girişi önlenerek en tozlu ortamlarda bile rahat bir çalışma ortamı sağlanmış. Operatörün can güvenliği için vazgeçilmez ROPS ve FOPS kabin özelliği de yine standart olarak tüm modellerde sunuluyor. Standart ters fan sistemi ile makinelerin tozlu ortam çalışmalarında radyatörlerin kolayca temizlenme imkânı sağlanıyor.

2016 yılının başında Doosan iş makinelerinin distribütörlüğünü alan MAATS, müşterileri yeni seri yükleyicilerle buluşturdu. Firmadan konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Müşterilerimiz, düşük yakıt ve yüksek üretim elde ettikleri yeni makinelerinden çok memnun olduklarını bizimle paylaştılar. 2016’da yükleyici pazarının geçen yıla kıyasla büyüyeceğini tahmin ediyoruz. İnşaat ve madencilik sektöründeki büyümenin bunda etkisi olacaktır. Biz de MAATS olarak müşterilerimize hızlı ve ekonomik yedek parça/servis hizmeti sağlayarak, ülkemizde önemli bir paya sahip olan Doosan yükleyici sayısının artması için çalışmalarımız sürdüreceğiz.

 

HITACHI & KAWASAKI

 

Enka Pazarlama, Türkiye pazarına Hitachi ve Kawasaki marka lastikli yükleyicileri sunuyor. Bunlar arasında Hitachi’de ZW180 ve ZW220; Kawasaki’de ise 70Z6, 80Z6, 90Z6, 95Z7 ve 115Z7 modelleri en yoğun kullanılanlar olarak ön plana çıkıyor.

Hitachi ZW180 ve ZW220, Kawaski 70Z6 ve 80Z6 modelleri genellikle hazır malzeme, kum, beton santralleri, fabrika içi kullanım gibi alanlarda yoğun olarak kullanılıyor. Kawasaki 90Z6 taş ve büyük ölçekli kum ocaklarında; Kawasaki 95Z7 ve 115Z7 modelleri ise mermer, madencilik, taş ocakları ve dekapaj çalışmaları için tercih ediliyor.

Küçük ölçekli makinelerde serilik, yakıt tüketimi, operatör konforu ve çevre faktörlerinin ön planda tutulduğu belirtiliyor. İnsanların yoğun olarak bulunduğu alanlarda çalışan bu makinelerin, iş güvenliği ve insan faktörleri azami ölçüde dikkate alınarak geliştirildiği vurgulanıyor.

Taş ve büyük kum ocaklarında azami verim sağlayacak şekilde tasarlandığı belirtilen KSS90Z6’da pistonlu tip pompa, sorunsuz bir alt yapı ile birleştirilmiş. KSS90Z6, Kawasaki’nin yıllardan beri üzerinde sadece yenilikleri eklediği ama sağlamlık ve sorunsuz makine anlayışını her zaman koruduğu önde gelen modellerinden birisi olduğu ifade ediliyor.

 

Son teknoloji ürünü Kawasaki yeni Z7 Serisi

 

95Z7 ve 115 Z7 ise Kawasaki’nin en son teknolojisini kullanıcılara sunduğu modelleri olarak dikkat çekiyor. Özellikle yakıt tasarrufu ve konfor anlamında radikal gelişmelerin sağlandığı belirtilen yeni Z7 Serisinde teknolojik anlamda kayda değer değişiklikler sağlanmış. Motor, hidrolik sistem, MCI (ana kontrol sistemi), ön kol ataşmanı, kabin, uydu sistemi, kova ve daha birçok noktanın yenilendiği belirtiliyor.

Hitachi ekskavatörlerde zor şartlarda yıllarca sorunsuz şekilde çalışan Isuzu motorlar artık Kawasaki 95 Z7 ve 115 Z7 modellerinde de kullanılıyor. Önceden hidrolik sistemde kullanılan dişli tip pompa, yerini pistonlu tip değişken debili pompaya bırakmış. Mutlu operatörün daha verimli çalışacağı fikrinden hareketle yeni serinin, sınıfının en iddialı operatör kabinine sahip olduğu ifade ediliyor.

Patentli “INTELLITECH” teknolojisi birçok önemli özelliği bünyesinde topluyor. Bunlar arasında; eş zamanlı kova toplama ve kaldırma (simuload), güç-ekonomi seçenekleri (power-economy mode), yeni kontrol sistemi (can bus system), 1-4 veya 2-4 arası otomatik vites seçimleri (automod), ani güç verici (quick power), kilitli kavrama (lock-up), çekiş kontrol sistemi (traction control), çalışma koşullarına ve yüke göre vites geçiş aralıklarını değiştirebilme (flexshift) sayılıyor.

Enka Pazarlama’dan konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu sene lastikli yükleyici de, özellikle 90Z6 sınıfında önemli bir talep oluşmuştur. Yatırımların devam etmesi ve inşaat alanındaki gelişmeler bunu etkilemektedir. Mermer sektöründe yaşanan duraksamanın yılın ikinci yarısı sona ermesi ve önümüzdeki yıl itibarı ile pazarın büyüyeceğinin sinyalleri alınmaktadır. Beton santralleri, kum ocakları ve endüstriyel amaçlı kullanımlarda yoğunlaşan küçük ölçekli makine talebi ise geçen seneye paralel şekilde devam etmektedir.

 

HİDROMEK

 

Ekskavatör ve kazıcı yükleyicilerden oluşan mevcut ürün hattına lastikli yükleyicileri de ekleyen Hidromek, ilk modeli olan HMK 640 WL’i pazara sunmaya hazırlanıyor.

Standart 4 metreküp kapasiteli kovasıyla taş ve kum ocaklarında, agrega elleçleme işlemlerinde, yol inşaatlarında ve asfalt tesislerinde verimli bir çözüm ortağı olacağı belirtilen 25,5 ton çalışma ağırlığındaki güçlü ve dengeli HMK 640 WL, 242 kW’lık bir motor ile güçlendiriliyor.

HMK 640 WL’nin, çalışma koşullarına göre optimize edilmiş 5 vitesli otomatik şanzımanı ve yeni nesil Faz IV motoru sayesinde muadilleriyle rekabetçi bir yakıt tüketimi değerine sahip olduğu belirtiliyor. Operatör konforunun ön plana çıkarıldığı ve onların ihtiyaçlarını karşılayabilecek özelliklerle donatılan kabinin yanı sıra, led aydınlatma sistemi de yine bu aracın temel belirleyici özellikleri arasında gösteriliyor.

Yeni lastikli yükleyicinin, Hidromek’in yeni ürün dilinin yansıtıldığı ilk ürün olma özelliğini taşıdığı ifade ediliyor. Kabin dışından servis edilebilen klima sistemi, kolay bakım imkânı sağlayan tek parça açılır motor kaputu, pompa ve valf grubuna kısa sürede etkili servis verilebilmesi için tasarlanan devrilebilir kabin ve geliştirilmiş opera kontrol sistemi ile beraber sunulan 8 inç dokunmatik ekran makinenin sahip olduğu kullanıcı dostu özelliklerin başında geliyor. Koltuktan bağımsız olarak ayarlanabilen joystick konsolu ve dirsek minderi de operatör konforunu arttırıyor.

 

HYUNDAI

 

HMF Makina tarafından Türkiye pazarına sunulan Hyundai 9 Serisi lastikli yükleyiciler, birbiriyle uyum içerisinde çalışan ve kalitesi dünyaca kabul görmüş ana komponentler kullanılarak; mermer ocaklarından geri dönüşüm tesislerine kadar her türlü çalışma ortamında operatörlerin ve makine sahiplerinin hayatını kolaylaştıracak özelliklerle donatılmış.

Çalışma ağırlığı 9,8 ila 33,4 ton, standart kova kapasitesi ise 2 ila 4,8 metreküp arasında değişen Hyundai lastikli yükleyici modelleri şöyle sıralanıyor: HL780-9 Marble, HL780-9, HL770-9, HL760-9, HL757-9, HL740-9 ve HL730-9

Hyundai 9 Serisi lastikli yükleyiciler, operatöre sunulan çalışma (motor güç), şanzıman ayırma ve vites geçiş gibi farklı mod seçenekleri ve piston tipi pompa kullanımı sayesinde her işe uygun güç kullanımı ve dolayısıyla daha yüksek yakıt verimliliği sağlayabiliyor. Cummins motor, ZF şanzıman ve aks, Bosch Rexroth ana pompa ve MCV ile gelişmiş hidrolik sistemin, makinanın yüksek performans göstermesine olanak sağladığı ifade ediliyor.

Tam otomatik şanzıman, çalışma şartlarına bağlı olarak 4 adımlı geçiş modu sunuyor: Manuel (M), hafif (AL), normal (AN) ve ağır (AH). Şanzımanın geliştirilmiş kavrama kontrolü ve azaltılmış vites değiştirme şoku sürüşü kolaylaştırıyor.

Geniş ve ferah operatör kabini, geniş görüş açısı, ısıtmalı koltuk ve yan aynalar da uzun çalışma saatlerinde yüksek operatör konforu için dikkat çeken özellikler olarak ön plana çıkıyor. Geri görüş kamerası, ağırlık ölçme sistemi, bom – kova pozisyonlama sistemi ve ters yönde dönebilen soğutma fanı gibi birçok özellikte 9 Serisi yükleyicilerde standart olarak sunuluyor. Renkli LCD ekran üzerinden makinanın tüm değerleri okunabilirken, hi-mate uydu takip sistemi üzerinden de makinanın kontrolü gerçekleştirilebiliyor.

HMF Makina, Hyundai 9 Serisi lastikli yükleyiciler için ilk tanıtımından itibaren sunduğu 2 yıl veya 3.000 saat garanti uygulamasını sürdürüyor.

 

JCB

 

Türkiye’de SİF İş Makinaları tarafından temsil edilen JCB, 67 yıldan daha uzun bir süredir lastikli yükleyici üretiyor. Hali hazırda pazara sunulan 400 Serisi lastikli yükleyicilerin üretimi ise 1982 yılında başladı. JCB lastikli yükleyici ürün gamında 24 ton çalışma ağırlığına kadar çeşitli modeller bulunuyor.

JCB lastikli yükleyiciler, standart olarak yüksek koparma gücü sağlayan Z-bar kol yapısına sahip bulunuyor. Bazı modellerde, HT olarak adlandırılan, kaldırma yüksekliği boyunca yüksek tork sağlayan, ataşman kullanımına uygun ve yüksek görüş açısına sahip versiyonları da bulunuyor.

SİF İş Makinaları tarafından Türkiye pazarına sunulan lastikli yükleyici modelleri 13 ton sınıfında 427 ZX, 15 ton sınıfında 437 ZX ve 23 ton sınıfında 467 ZX olarak sıralanıyor.427 ZX ve 437 ZX modelleri 2,7 metreküp, 467 ZX modeli ise 4,2 metreküp kova kapasitesine sahip bulunuyor.

427 ZX ve 437 ZX modellerinde JCB'nin telematik sistemi LiveLink, standart olarak sunuluyor. Bu sayede müşteriler makinalarının konumlarını, servis gereksinimlerini ve yakıt tüketimlerini uzaktan kontrol edebiliyor ve kayıt altına alabiliyor.

427 ZX, 437 ZX ve 467 ZX model makinalarda, kalitesi ve makina ile uyumluluğu kanıtlanmış Cummins motor ve ZF aktarma organları kullanılıyor. Makinalar standart olarak sınırlı kaydırmalı diferansiyele sahip bulunuyor. Sınırlı kaydırmalı diferansiyeller, her türlü zemin koşulunda üstün çekiş ve sürüş hâkimiyeti sağlıyor.

ROPS ve FOPS güvenlik standartlarındaki klimalı, geniş ve ferah kabinde operatörün konforunu artıran ergonomik kullanım, kontrol ve izleme ekipmanları bulunuyor. Operatöre sağlanan geniş çevre görüş açısı, verimlilikle birlikte iş güvenliği açısından büyük avantaj sağlıyor.

Erişim kolaylığı, tüm bakım ve kontrollerin daha hızlı ve emniyetli bir şekilde yapılabilmesine olanak tanıyor. Böylece makinaların daha uzun süre aktif olarak işte kalmaları sağlanıyor. Tek yüzlü, geniş petek aralıklı radyatör, daha iyi bir soğutma sağlarken aynı zamanda kolay temizlik imkânı da sunuyor.

Alışılagelmiş lastik tekerlekli yükleyici tasarımlarının dışında, sektöre önemli bir yenilik olarak sunulan 8 ton sınıfındaki TM 320 teleskobik bomlu lastik tekerlekli yükleyici, daha uzak ve yüksek erişim özelliğiyle dikkat çekiyor. Bu yeni model kâğıt, plastik, cam gibi geri dönüşüm tesisleri, karton ve ambalaj üreticileri, yem fabrikaları, döküm tesisleri, tarım ve hayvancılık tesisleri, tuğla fabrikaları, inşaat malzemesi tedarikçileri, vb. alanlarda avantaj sağlıyor. TM320 ile ilgili daha detaylı bilgiye dergimizin ilerleyen sayfalarında ulaşabilirsiniz.

 

KOMATSU

 

Temsa İş Makinaları tarafından Türkiye pazarına sunulan Komatsu lastikli yükleyici ailesinde çalışma ağırlığı 5 ila 102 ton, kova kapasitesi ise 1 ila 14 metreküp arası kapasitede modeller bulunuyor. Bunlar; WA65-6, WA80-6, WA90-6, WA200-6, WA250-6, WA320-6, WA380-6, WA430-6, WA470-6, WA480-6, WA500-6, WA600-6 ve WA800 olarak sıralanıyor.

Motor, hidrolik ve elektronik bileşenler gibi tüm ana parçalarını kendi bünyesinde geliştirerek üreten Komatsu; en zorlu ve yıpratıcı koşullarda yüksek üretkenlik, düşük yakıt tüketimi ve uzun kullanım ömrü sağlayan lastikli yükleyiciler sunmaya odaklanıyor.

WA65-6 ile WA90-6 arasındaki mini yükleyiciler kamuda, şehir içi işlerde, hafriyatta ve kiralamada en çok tercih edilen modeller olarak belirtiliyor. Dar alanlarda, yürüyüşte sık vites ve ileri-geri yön değişimleri gereken sahalar için ideal olan bu makinelerin kullanımı da oldukça kolay.

WA200-6 ile WA320-6 arası yükleyiciler hidrostatik yürüyüş sistemleri ile yakıt tasarrufu ve operatör kullanım kolaylığı ile dikkat çekiyor. Endüstriyel ve kamu uygulamalarında, kum, çakıl ve hafriyatlarda kullanılıyor.

WA380-6 ile WA480-6 arasındaki modeller powershift torklu, otomatik vites kullanımlı, yüksek çekiş güçlü, ağır hizmet yükleme yapılan tüm alanlarda (kömür, çimento, kum, taş ocağı, vs.) ön plana çıkıyor. Yüksek kazı ve koparma kuvveti gereken yükleme ve taşıma makinaları olduğu ifade ediliyor. Uzun mesafeli yüklü yürüyüşlerde de dayanıklılıklarıyla yüksek verim sağlıyorlar.

WA500-6 ve WA600-6 modelleri yoğun olarak mermer ocaklarında yüksek tonajlı blokların çatal ataşmanı ile kaldırılmasında kullanılıyor. Taş ocaklarında patlatılmış malzemelerin yüklenmesinde, ağır ve sert malzemelerde tercih ediliyorlar.

WA800 modeli ise 14 metreküpe kadar ulaşan kova hacmi ile kömür ocakları gibi büyük ölçekli maden ocaklarında ve büyük hacimli dekapajlarda kaya kamyonlarını yüklemede kullanılıyor.

Türkiye’nin ilk kullanıcılarından olduğu Komtrax Uydu Takip Sistemi, Komatsu lastikli yükleyicilerin daha verimli, ekonomik ve güvenli şekilde kullanılabilmesi için makine sahiplerine önemli bilgiler sunuyor. Geniş bir ürün lastikli yükleyici ürün gamına ( WA10’dan WA1200’e kadar) sahip olan Komatsu, madenden endüstriyele kadar tüm uygulama alanlarında elde ettiği tecrübesini makinelerine ve müşterilerine aktarabiliyor.

 

2015’e paralel pazar beklentisi

 

 

Temsa İş Makinaları’ndan konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Temsa İş Makinaları olarak Türkiye iş makinaları pazarındaki diğer makine sınıflarında olduğu gibi Türkiye lastikli yükleyici sınıfının da önde gelen firmalarından biriyiz. Bize bu başarıyı sağlayan kuşkusuz ki Komatsu markasının gücü ve Temsa İş Makinaları olarak sunduğumuz güvencedir. Satış sonrası hizmetlerimiz ve bütüncül hizmet yaklaşımımız pazarda farklı konumlanmamızı sağlıyor.

 

2016 yılı lastikli yükleyici pazarı ile ilgili öngörümüz, maden sektöründeki stabiliteye bağlı olarak 2015 yılı ile paralel bir seyir sürdüreceği yönünde. Bu bağlamda, öncelikle kalitemiz, satış sonrası desteğimiz, tam bir çözüm ortağı olma yaklaşımımızla pazardaki güçlü konumumuzu koruyacağımız bir yıl olacağını düşünüyoruz.

 

LIEBHERR

 

Liebherr, çalışma ağırlığı 5 tondan 34 tona kadar olan geniş lastikli yükleyici ürün hattı ile maden ocaklarından geri dönüşüm tesislerine, tomruk elleçlemeden çok çeşitli endüstriyel uygulamalara kadar geniş bir uygulama alanındaki müşterilerine çözüm sağlıyor.

L506 – L 508 Serisi kompakt yükleyiciler çevik ve esnek kullanımları; L507 – L514 Serisi Streoloaderler ise benzersiz dönüş sistemleri ile dikkat çekiyor.

Orta sınıftaki L 526 – L546 Serisi, Stage IV sınıfı motorları ve önemli ölçüde azaltılmış çalışma ağırlıkları ile birlikte önemli ölçüde arttırılmış olan yüksek devrilme yükü, yüksek taşıma kapasitesi ve geliştirilmiş sürüş özellikleri ile dikkat çekiyor.

18 ton ve üzerindeki CVT şanzımanlı yeni L550 XPower® - L 586 XPower® Serisi ile daha yüksek performans, yakıt verimliliği, dayanıklılık ve konfor vaat ediliyor. Yine Stage IV sınıfı motora sahip bu modellerde, önceki tamamen hidrostatik olan tahrik sisteminin yerini alan hidrostatik ve mekanik tahrik sisteminin ideal kombinasyonu ile tüm uygulamalarda azami verimlilik sağlandığı belirtiliyor.

Liebherr-Power-Efficiency (LPE) sistemi ile birlikte sunulan Liebherr-XPower tahrik sistemi sayesinde yüzde 30‘a varan yakıt tasarrufu sağlandığı ifade ediliyor.

 

İdeal kabin ve motor kaputu tasarımıyla operatöre sağlanan ideal görüş alanı sayesinde daha konforlu ve güvenli çalışma imkânı sağlanıyor.

 

 

VOLVO & SDLG

 

Ascendum Makina, Volvo ve SDLG markaları ile önemli bir paya sahip olduğu Türkiye lastikli yükleyici pazarında, yapılacak işin özelliklerine uygun olarak müşterilerine oldukça geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.

Volvo lastikli yükleyiciler L20F, L30B, L35B,L45H ve L50F kompakt modellerinden başlayarak küçük ve orta tonajlı L60G, L60Gz (Z bar), L70F, L90F, L110F, L120F, L120Gz (Z bar) ve ağır tonaj sınıfında ise L150H, L150H Agrega, L180H, L180H Marble, L220H, L220H Marble, L250H (Z bar) ve L350F (Z bar) modeline kadar uzanıyor.

SDLG lastikli yükleyici grubunda ise orta tonajda L968F, LG958L ve L948 modelleri sunuluyor.

Endüstriyel tesislerden tarım sektörüne kadar geniş bir alanda malzeme hareketliliği gerektiren tüm uygulamalarda çözüm sağlayan Volvo kompakt yükleyicilerin boyutlarının küçük olması, hızlı ve yüksek hareket kabiliyetleri ve geniş ataşman kullanım seçenekleri ile ihtiyaç duyulan tüm uygulamalarda ideal çözüm ortağı haline getiriyor.

Orta tonajlı lastikli yükleyiciler genel olarak inşaat ve yol şantiyelerinde yapılan hemen her işlemde, beton santrallerinde, agrega tesislerinde, tarımda, kum ocaklarında,  endüstriyel tesislerde, hafriyat alanlarında ve özel çözümler sunmayı gerektiren nitelikli projelerde sıklıkla kullanılıyor.

Ağır tonaj sınıfındaki Volvo yükleyiciler ise genel olarak büyük ölçekli inşaat projelerinde, mermer başta olmak üzere doğal taş sektöründe, agraga üretimi vb. her türlü maden işletmeciliğinde, büyük dekapaj alanlarında ve hafriyatta kullanılıyor.

 

Yarım yüzyılı aşan lastikli yükleyici tecrübesi

 

Yarım yüzyılı aşkın tasarım ve üretim tecrübesiyle lastikli yükleyici teknolojisinin gelişiminde önemli bir paya sahip olan Volvo, müşterilerine güçlü, dayanıklı, yüksek performanslı, konforlu, güvenli, yakıt tasarruflu ve çevreye saygılı makineler sunmaya odaklanıyor.

Volvo patentli Tork Paralel Bom Sistemi® yüksek koparma torku ve kovanın her seviyesinde yere paralel yük taşıyabilme imkânı sağlarken; daha yüksek kova koparma kuvvetine ihtiyaç duyulan işler için Z bar bom yapısına sahip L60Gz, L120Gz, L350F,  L250H modelleri sunuluyor.

Volvo tarafından üretilen ve birbiriyle uyum içinde çalışan, düşük devirlerde yüksek tork üreten V-ACT Volvo motor, tam otomatik şanzıman, yüke duyarlı ana hidrolik sistem ve direksiyon sistemi, out-board dizayn edilen ve ıslak tip frenlere sahip akslar ile hem verimliliğin hem de yakıt ekonomisinin arttırıldığı belirtiliyor.

Üçüncü jenerasyon Volvo otomatik şanzımanlı makinalarda, operatörler sadece ileri/geri tercihi yapıyor. Otomatik kullanım modu seçildiği takdirde; işe, şantiye koşullarına ve operatörün kullanım stiline bağlı olarak vites değişimleri otomatik olarak gerçekleşiyor.

 

H Serisi ile sektörde çığır açan yeni özellikler

 

Volvo H serisinin L150H, L180H, L220H ve L250H modelleri ile pazara sunulan ve sektörde ezber bozan bazı yeni özellikler sunuluyor. Volvo’nun patentli RBB (reverse-by-braking) ve kilitlenebilir tork konvertör özelliklerini bir araya getiren OptiShift teknolojisi, yüksek makine performansı, uzun kullanım ömrü ve operatör konforu sağlıyor.

RBB özelliği, operatör makinenin yönünü değiştirdiğinde servis frenlerini otomatik olarak uygulayarak makinenin kendiliğinden güvenli şekilde yavaşlamasını sağlıyor. Bu da sadece yakıt tasarrufu sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda aktarma organındaki gerilimi azaltarak bileşenlerin ömrünü uzatıyor. Bu özellik, kısa iş çevrim sürelerinde sıkça yön değiştirilerek çalışılan kamyon yükleme gibi işlerde ön plana çıkıyor ve işlemi kolaylaştırıyor.

H Serisi yükleyicilerde kabindeki bir düğme aracılığıyla tork konvertör kilitlenerek motor ve şanzıman doğrudan bağlı hale geliyor. Böylece yüksek torka ihtiyaç kalmadığı anlarda tork kovertörden kaynaklanan güç kaybı önlenerek hem daha ekonomik hem de daha seri çalışma imkânı sağlanıyor.

Eco-pedal özelliği, motor devri ideal çalışma aralığını aşmak üzere olduğunda mekanik bir geri itme kuvveti tatbik ederek operatörü gaz pedalını bırakmaya yönlendiriyor ve bu sayede yakıt tüketimini daha da azaltıyor. Yeni H Serisi’nde 1.750 devire kadar makine ekonomik alanda çalışıyor. Bunun üzerine çıkıldığında ekrandaki eco simgesi sönüyor. Bu da operatörü daha düşük devrilerde çalışmaya teşvik ediyor.

 

Gelişmiş kullanım, bakım ve performans takibi özelikleri

 

ROPS & FOPS standartlarına uygun olarak üretilen Volvo kabinler, operatörlere güvenli, rahat ve yüksek standartlarda çalışma ortamı sunuyor. Operatör yorgunluğunu azaltan ve daha hassas kumanda imkânı sunan elektro-servo levyeler H serilerinde bulunuyor. Bom kaldırma, bom indirme ve kova toplama hareketlerinde operatörün her istediği noktada kabin içerisinden sabitleyebilmesini sağlayan levye otomatikleri H Serisinde de sunuluyor.

Volvo lastikli yükleyicilerde bulunan orijinal yağ banyolu hava filtresi ve beraberinde çalışan iki adet kuru hava filtresi sayesinde motora giden hava çok daha iyi temizleniyor. Böylece hava filtrelerinin ömrüyle birlikte motorun da ömrü uzatılmış oluyor.

Kritik bileşenlere daha kolay erişim sağlamak üzere tüm kabin, hidrolik bir pompa vasıtasıyla artık 35 veya 70 derece eğilebilirken, geniş motor kaputu da elektronik olarak açılabiliyor.

Caretrack uydu takip ve Matris makine izleme sistemleri Volvo’nun sektördeki en önemli ayrıcalıkları arasında gösteriliyor. Caretrack ile makinelerin her an her yerden konum, çalışma durumu, yakıt tüketimi, hareket, vb. parametreleri takip edilebiliyor. Makinenin nasıl işletildiğine dair ayrıntılı raporlar sunan MATRIS sayesinde kullanımda yapılan yanlışlar tespit edilerek operatörler daha verimli kullanım için bilgilendirilebiliyor.

Ascendum Makina’dan yapılan açıklamada, Türkiye lastikli yükleyici pazarının 2016 yılında, 2015’e paralel bir seyir izlemesinin beklendiği ifade edilerek, “Ancak Volvo ile lider olduğumuz mermer sektörünün gelişme hacmi, lastik tekerlekli yükleyici pazarının toplam potansiyelini belirleyecektir” denildi.

 

Forum Makina
Forum Makina