
| ARI GROUP’UN GÜÇLÜ MAKİNE PARKINA İŞ LEASING DESTEĞİ |
|
ARI GROUP’UN GÜÇLÜ MAKİNE PARKINA İŞ LEASING DESTEĞİ
ARI Group CEO’su Vural Sipahioğlu’yla, 1968’den bugüne uzanan şirket yolculuğunu, makine parkı yatırımlarını ve İş Leasing ile şekillenen büyüme yaklaşımını konuştuk.
ARI Group’un temelleri, 1968 yılında Remzi Sipahioğlu tarafından atılan bir ilk adıma dayanıyor. Şirketin bugün geldiği noktayı anlatan Arı Group CEO’su Vural Sipahioğlu, süreci şu sözlerle özetliyor:
“Firmamız, babam Remzi Sipahioğlu tarafından kurulan bir aile şirketi. 1993 yılında nevi değişikliğine giderek Arı Hafriyat Nakliyat İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanını aldık. 2014’te ARI Group markamızın tescillenmesiyle daha kurumsal bir yapıya geçtik.”
2023 yılı Aralık ayı itibarıyla şirket yapılanmasında sadeleşmeye gittiklerini ifade eden Sipahioğlu, artık tek ortaklı bir yapı ile yollarına devam ettiklerini ve bu değişimin karar süreçlerini hızlandırdığını belirtti.
.jpeg)
“Yüksek kapasiteyi esnek planlama ile yönetiyoruz”
ARI Group; hazır beton ve agrega üretimi ile nakliye alanlarında faaliyet gösteriyor. Beton üretiminde Bilecik, Eskişehir ve Kütahya bölgelerine yakın konum avantajını kullanan şirket, agrega üretimi ve nakliye operasyonlarında ise ağırlıklı olarak Marmara ve İç Anadolu Bölgelerinde hizmet veriyor.
Sipahioğlu, “Yıllık beton üretim kapasitemiz yaklaşık 640 bin ton, agrega üretim kapasitemiz ise 2,4 milyon ton civarında. Elbette bu rakamlar, piyasa koşullarına ve proje yoğunluğuna bağlı olarak yıllara göre değişebiliyor” diyerek kapasite yönetimini dinamik bir süreç olarak tanımlıyor.
“Makine parkı bizim sahadaki gücümüz”
Şirket bünyesinde; üç beton santrali, iki maden ocağı, ekskavatörler, yükleyiciler, 14 transmikser, beton pompaları ve nakliye araçlarından oluşan güçlü bir park var. Sipahioğlu, makine parkının sahadaki rolünü “Bu yapı, sahada kesintisiz çalışmamızı sağlıyor” sözleriyle açıklıyor.
.jpeg)
“Yatırım bizim için süreklilik demek”
Makine parkında son dönemde önemli bir genişlemeye gittiklerini dile getiren Sipahioğlu, yapılan yatırımların operasyonel verimliliğe katkı sağladığını vurguluyor:
“Beş kamyon, bir tır, bir paletli ekskavatör ve iki lastik tekerlekli yükleyiciyi filomuza dahil ettik. Böylece artan iş hacmini daha kontrollü ve verimli şekilde yönetebiliyoruz.”
Sipahioğlu, makine yatırım kararlarının arka planına ilişkin olarak ise belirleyici unsurunun satış sonrası hizmetler olduğunu belirterek;
“Verimlilik, performans ve yakıt tasarrufu elbette önemli. Ama bizim için satış sonrası hizmetlerin sürekliliği de en az bunlar kadar belirleyici. Uzun vadede sahada bizi yarı yolda bırakmayacak markaları tercih ediyoruz” dedi.
.jpeg)
“İŞ LEASING İLE 2000’Lİ YILLARDAN BUYANA ÇALIŞIYORUZ”
“Büyümede finansmanın kilit rolü”
Makine ve ekipman yatırımlarının yüksek maliyetleri sektörde yatırımı doğru finansmanla yapmayı zaruri kılıyor. Sipahioğlu ise, finansman tarafında izledikleri yaklaşımı şu sözlerle aktarıyor:
“Yatırımlarımızı hem öz kaynaklarımızla hem de finans kuruluşlarıyla yaptığımız iş birlikleriyle gerçekleştiriyoruz. Bu noktada İş Leasing, yatırım stratejimizin önemli bir parçası.”
ARI Group’un İş Leasing ile olan iş birliği uzun yıllara dayanıyor. Sipahioğlu, bu süreci şöyle ifade ediyor:
“Tanışmamız 2000’li yıllarda makine alımlarıyla başladı. Süreç içinde iş Leasing’in sunduğu hızlı ve çözüm odaklı yaklaşımlar sayesinde bu iş birliği giderek güçlendi.”
“Hızlı geri dönüş ve esneklik en büyük avantaj”
Leasing modelinin sağladığı katkılara dikkat çeken Sipahioğlu, “Taleplerimizin hızlı karşılanması bizim için çok önemli. İş Leasing sayesinde makine parkımızı güncel tutabildik, kapasitemizi artırırken nakit akışımızı da dengede tuttuk” diyerek bu iş birliğinin yarattığı farkı öne çıkarıyor.
Bugünün ekonomik koşullarında makine ve ekipman maliyetleri oldukça yüksek, ciddi bir finansman gerek. Sipahioğlu, leasing modelinin sektör için oldukça önemli olduğunun altını çiziyor ve “Leasing, ekipmanı kullanırken yatırımı zamana yayma imkânı sunuyor. Bu da özellikle bizim gibi üretim odaklı firmalar için ciddi bir avantaj” diyor.
.jpeg)
“Yeni santral planı gündemimizde”
Hazır Beton sektörünün teknolojik olarak önemli bir seviyeye ulaştığını söyleyen Sipahioğlu, fiyatların uluslarası seviyeye oranla düşük olmasının sürdürülebilirlik açısından riskli olduğu değerlendirmesini yapıyor, sözü gelecek vaad eden planlarına getiriyor:
“Yüksek kapasiteli, tam otomasyonlu yeni bir beton santralini devreye almayı planlıyoruz. Bu yatırım sadece kapasite artışı değil, kalite ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir adım olacak.”
“Sürdürülebilirlik için eğitime ve insana yatırım şart”
Sipahioğlu’na göre teknoloji yatırımları kadar insan kaynağına yapılan yatırımlar da sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor. Bu bakış açısıyla eğitim başlığını önceliklendirdiklerini belirten Sipahioğlu sözlerini, “Teknoloji kadar insanın da önemli olduğuna inanıyoruz. Eğitim yatırımlarımızı bu nedenle önceliklendiriyoruz” diyerek tamamlıyor.
