
| İNŞAATTA KIRILGAN GÖRÜNÜM SÜRÜYOR |
|
İNŞAATTA KIRILGAN GÖRÜNÜM SÜRÜYOR
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından açıklanan, “Hazır Beton Endeksi” 2026 Mart Ayı Raporu’na göre 2025 yılı boyunca eşik değerin altında dalgalı bir seyir izleyen sektör, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma sinyali vermişti. Ancak 2026’nın ilk aylarıyla birlikte bu eğilim yeniden zayıfladı. Ocak ayındaki sert düşüşün ardından şubatta görülen kısmi toparlanma, mart ayında yerini yeniden kırılgan bir görünüme bıraktı.
Mart verileri, sektörün yıllık bazda belirgin bir büyüme trendine girmekte zorlandığını gösterirken, özellikle sahadaki gerçek faaliyetlerin henüz istenen ivmeye ulaşamadığı dikkat çekiyor.

Güven ve faaliyet gerilerken beklentiler dirençli
Endeksin alt bileşenleri farklı yönde eğilim gösteriyor. Güven Endeksi, şubat ayındaki yükselişin ardından martta sınırlı bir gerileme kaydetse de ocak seviyesinin üzerinde kalmayı başardı. Faaliyet Endeksi ise ocakta yaşanan sert düşüş sonrası şubatta kısmen toparlansa da martta yeniden geriledi. Buna karşılık Beklenti Endeksi mart ayında yükselerek diğer göstergelerden pozitif ayrıştı.
Yıl bazında yapılan değerlendirmeler, sektörde beklenti ve güven tarafında göreli bir dayanıklılık olduğunu, ancak sahadaki reel faaliyetlerin geçen yılın dahi gerisinde kaldığını ortaya koyuyor.
Finansman koşulları belirleyici olmaya devam ediyor
THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, mart verilerini değerlendirirken tüm endekslerin hâlâ eşik değerin altında olmasının sektördeki baskının sürdüğünü gösterdiğini vurguluyor.
Işık’a göre, sıkı para politikası nedeniyle yüksek seyreden finansman maliyetleri hem konut talebini hem de yeni projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırıyor. Başta enerji olmak üzere artan maliyetler ve düşük kredi hacmi, sektörde talep daralmasını beraberinde getirirken, faaliyetlerin daha çok kamu projeleri ve kentsel dönüşüm ekseninde devam edebileceği öngörülüyor.
2026’nın ilk çeyreği itibarıyla ortaya çıkan tablo, inşaat sektöründe dengelenme sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Faaliyet ve güven tarafındaki zayıflığa rağmen beklentilerdeki direnç, sektörün henüz toparlanma umudunu kaybetmediğine işaret ediyor. Ancak geniş çaplı bir büyüme için finansal koşullarda belirgin bir iyileşmeye ihtiyaç duyulduğu açıkça görülüyor.
