Forum Makina
Forum Makina
HABER MERKEZİ

Seçimlerinizi yaparak tüm haberlerimize ulaşabilirsiniz.

HABER ABONELİĞİ

Sektördeki gelişmeler, yeni ürünler ve aktivitelerle ilgili olarak bizden düzenli bilgilendirme mailleri almak için
abone olunuz.

HABERLERİMİZ
2022
İş Makinası - İSDER Yönetimi verimliliği hedef alarak yeniden şekillendi
İSDER Yönetimi verimliliği hedef alarak yeniden şekillendi

İSDER Yönetimi verimliliği hedef alarak yeniden şekillendi

İstif makineleri alanında faaliyet gösteren ana üretici firmaların ve Türkiye’deki distribütörlerin çatı kuruluşu İSDER, geçtiğimiz haziran ayında düzenlenen yönetim kurulunun ardından yeni yapılanmasını duyurdu. Bu kapsamda oluşturulan 5 yeni başkan yardımcılığı, sektörün iletişimini daha da güçlendirmeyi, üye ilişkilerini maksimum seviyeye çıkarmayı ve hizmet verimliliğini artırmayı hedefliyor. 2021 yılını son zamanların en yüksek pazar verisiyle kapatacaklarını ifade eden İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karataş, yeni yapılanmayla da çıtayı bir üst basamağa taşımak istediklerini belirtti.

İstif makineleri sektörünün ülkemizdeki temsilcisi olan ve 2006 tarihinde kurulan İSDER; forklift, vinç, depolama, personel yükseltici, kaldırma ekipmanlarını ve platformları bünyesinde bulunduran bir dernek. Geçtiğimiz Haziran ayında gerçekleşen İSDER genel kurulunda yönetim kadrosu yeniden yapılandırıldı. Bu kapsamda devreye alınan 5 yeni başkan yardımcılığı, İSDER bünyesinde faaliyet gösteren alt ürün gruplarına yönelik birimlerle temsil edilmeye başlandı. Üyelere daha iyi hizmet verebilmek adına oluşturulan yeni yapı; platform, forklift ve istif, vinç-mobil vinç, imalat ve eğitim alanlarını kapsıyor. Hem dernek bünyesindeki gelişmeleri hem de sektörün analizini İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karataş ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide masaya yatırdık.

Öncelikle İSDER bünyesindeki yeniliklerden bahseder misiniz?

Son genel kurulumuzda “İSDER olarak çalışmalarımızı yürütürken birçok alanda örnek aldığımız ve bize rehberlik eden üst kuruluşumuz FEM’i (European Materials Handling Federatinon) (Avrupa İstif Makinaları Federasyonu) organizasyonel anlamda da rehber alarak başkan yardımcılığı sistemimizi yeni bir yapıya kavuşturduk. Platform sektöründen sorumlu bir Başkan Vekili, Forklift ve İstif, Vinç&Mobil Vinç, İmalat ilişkleri, Eğitim ve Akademik İşler, son olarak Üye İlişkilerinden sorumlu olmak üzere beş başkan yardımcılığı pozisyonu ile göreve devam edilmektedir.

Her bir başkan yardımcımız dernek çatısı altında uzman oldukları alt sektörler ve alanlardan sorumlu en üst yetkili olacak. Sektöre hakimiyetimizi ve hizmetimizi bu şekilde yoğunlaştırdık. Daha uyumlu çalışma, daha hızlı reaksiyon alma ve farklı dinamiklere hakim olma adına böyle bir uygulamaya geçildi. Her bir alt sektörün birbiri ile yüksek uyum ve verimlilik içerisinde yol almasını hedefliyoruz. Çünkü farklı alanların kendilerine göre farklı dinamikleri ve farklı beklentileri oluyor. Bu sayede hem üyelerimize hem ilgili sektörlere daha iyi hizmet verebilmeyi, onlarla daha sağlıklı ilgilenebilmeyi hedefliyoruz.

Yeni birimler arasında yer alan eğitim ve imalat hakkında neler söylersiniz?

Eğitim hepimizin geleceği ve İSDER olarak eğitime verdiğimiz önemi faaliyetlerimizle destekliyoruz. Gelecekte sektörümüzde teknik personel olarak yer alacak olan öğrencilerin sektörümüzü tanımaları için gerekli aksiyonları almıştık. İstif makinaları sektör mensuplarına eğitim verilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile uyumlu çalışmalar yürütüyoruz. 7 coğrafi bölgede teknik liseleri destekledik. Yeni dönemde de aynı programımıza destek olacak şekilde planlamalar yapıyoruz. Bu kapsamda eğitimden sorumlu başkan yardımcılığımızı devreye aldık. Dernek olarak yerli üretime verdiğimiz önemi ise imalat ilişkilerinden sorumlu başkan yardımcılığımız ile gösteriyoruz.

Mevcut üye sayınız ve yeni üyelere bakışınız nedir?

Öncelikle yeni dönemle birlikte tüm üyelerimizle ilişkilerimizi daha iyi sağlıklı işletebilmek ve yeni üye taleplerimizi kurumsal anlamda değerlendirmemiz için üye işlerinden sorumlu bir birim oluşturduk. Bugün 50’ye yakın üye firmamızla sektördeki güç birliğinin tek adresiyiz. Bizi sevindiren nokta ise İSDER’e üye olmak isteyen yaklaşık 10 civarı başvurunun olması. Bu başvurular derneğimizin sektörü iyi temsil ettiğini ve sektöre fayda sağladığını da gösteriyor. Yeni üye adaylarını İSDER kriterleri kapsamında ilgili başkan yardımcımız ve genel sekreterimizle birlikte değerlendiriyoruz.

“Bu yıl İSDER’in faaliyet gösterdiği tüm sektörlerde bir yükselişe şahit olduk”

Bu sene sektörün tarihi zirveleri yaşadığını duyuyoruz. Depo ve istif makinelerinin mevcut durumu ve pazar koşullarıyla ilgili bilgi alabilir miyiz?

2018 yılında başlayan ekonomik daralmada sektörümüz de etkilendi. 2020 yılında ise pandemi sebebiyle diğer sektörlerde olduğu gibi biz de pazar adetlerinde ciddi düşüş yaşadık. Pazar genellikle 13-15 bin bandında giderken 5-6 binlere kadar düştü. Fakat bu yıl İSDER’in faaliyet gösterdiği tüm sektörlerde bir yükselişe şahit olduk. Bunun birtakım sebepleri bulunuyor. Biraz olsun pandemiden çıkış, aşıların devreye girmesi, geçtiğimiz yıllardaki ertelenmiş satın almaların pozitif iklimden kaynaklanan reelize olması gibi sebepler sektöre olumlu etki gösterdi. Bu yıl İSDER grubundaki ürünler için son yılların en yüksek pazar verisiyle kapanacak diyebiliriz. Pazarın yerli üretimi de dahil ederek 15-18 bin bandında tamamlanacağını öngörüyoruz, fakat net bir rakam vermek mümkün değil. Rekabet Kurulu ile olan süreçten dolayı iç pazar satış verilerine ulaşamıyoruz. Süreç tamamlanırsa resmi rakamları kamuoyuyla paylaşmış olacağız.

Ertelenmiş talep beraberinde ne gibi fırsatlar getirdi?

Pandemi döneminde fabrikalar yüzde yüz performansla çalışmadığı için kapanıp açılmalar oldu. Sektörümüzdeki forklift, vinç, depo ekipmanları, raf, platform, kaldırma ekipmanları ve konveyör gibi ürünlerin özellikle kiralamalarında süre uzatımına gidilmişti. Dolayısıyla alımlar da ertelendi. Bu sene global anlamda tedarik zincirinin bozulması, özellikle uzakdoğu pazarında navlun fiyatlarının artması, Türkiye’deki üreticiler için tüm diğer sektörlerde de bir fırsat yarattı. Talep, uzakdoğudan Türkiye’ye kaydı. Önemli olan bu talebin kalıcı hale gelmesidir. Ülkemize bizim de hitap ettiğimiz tüm alt sektörlerimizin yapacağı üretim, ihracatın sürdürülebilir şekilde artması hedeflenerek devam etmelidir.

“Halen talep oluşuyor fakat buna karşılık elimizde yeterince ürün tedariki yok”

Özellikle son 3 ayda yaşanan döviz artışları sektörü nasıl etkiledi?

Böylesi dönemlerde ciddi döviz artışları, alıcı tarafında tedirgin bir bekleme sürecine neden oluyor. Fakat şu an İSDER üyelerinin özellikle hitap ettiği ürün gruplarında ciddi anlamda bir sıkıntı yaşanmıyor. Halen talep oluşuyor fakat buna karşılık elimizde yeterince ürün tedariki yok. Yıl sonu geldi ve firmalarımız faturalı bir şekilde alım yapmayı istiyorlar. Ancak muhtemelen diğer iş makinesi grupları ve daha tonajlı ürünlerde, son dönem yaşanan dalgalanmanın daha hissedilir durumda olduğunu düşünüyorum.

Canlılığı daha çok sanayide mi görüyoruz ?

Bu canlılık lojistikte, mermerde, gıdada, depolamada her alanda karşımıza çıkıyor. Pandemide ortaya çıkan online satın alma alışkanlıkları kapsamında herhangi bir ürünün hareket etmesi ve bir yerden bir yere istiflenmesi, hep bizim hitap ettiğimiz ürün gruplarıyla yapılıyor. Tabi üretim ve ihracatın artması, fabrikalarımızdaki üretimin kapasitesinin artması, dolayısıyla bizim ürünlerimize olan talepte artışı beraberinde getiriyor.

Önümüzdeki sene için bir öngörünüz var mı?

2022’ye bizim bakışımız gayet pozitif ve bu yılın üzerine ekleyerek büyüyeceğiz. Bu büyüme, Türk sanayisinin üretim ve ihracatının artmasıyla orantılı olacak. Fakat dövizdeki dalgalanma sebebiyle hem imalatçı üyelerimiz hem de distritübütörler açısından bütçelerin revize olması gerektiğini düşünüyoruz. Ama verisel anlamda daralma olarak şu an bir öngörümüz yok. En azından mevcut pozisyonu korumak veya üzerine yüzde 10 – 20 eklemek bana göre bir başarıdır.

“Günümüzde elektrikli ürünler bir adım önde”

Ürün tercihlerinde dizelden akülüye/ elektrikliye geçiş, hale artıyor mu?

Somut bir yüzde verememekle birlikte, işletme maliyeti, iş sağlığı güvenliği ve emisyon anlamında son yıllarda pazarın elektrikliye döndüğünü görüyoruz. 10 yıl önce dizel ürünler yüzde 20 civarında daha fazlaydı, ardından eşitlendi. Günümüzde elektrikli ürünler bir adım önde. Ayrıca elektrikli ürünler 1,6 ve 2 tonlarda tercih edilirken artık 3, 5, 7 ve 9 ton sınıflarda tercih edilir hale geldi. Son 1 yıldır global anlamda elektriklide farklı teknoloji yatırımlarını gözlemliyoruz. Örneğin devreye alınan lityum teknolojili ürünler ülkemizde de satılmaya başlandı. İlk satın alma maliyeti pahalı ancak ömür ve şarj etme sayısı anlamında daha avantajlı olduğunu biliyoruz. Önünüzdeki yıl elektrikli forkliftte lityum pazarının artabileceği düşünülebilir. Tabi bunun için de Türkiye’nin lityuma hazır olması gerekiyor.

Peki karanlık fabrikalara ne kadar uzağız? Türkiye’de endüstri 4.0 düzeyinde yapılanmalar görüyor muyuz?

Özellikle depo içi istifleme grubunda entegre çalışan, birbirini gören, birbiriyle paralel iş tanımını sağlayan ürün grupları mevcut. Avrupa menşeili entegre yazılımla çalışan istifleme grubu ürünleri ülkemizde 3-4 yıldır yer alıyor. Sektörümüz dinamik bir sektör. İSDER de uluslararası fuarları, partner olduğu dernekleri, bağlı olduğu üst kuruluşları, federasyonları, güncel pazarı ve dünyadaki yenilikleri takip ederek Türkiye ile buluşturan bir noktada.

Sektördeki yerli üretim hakkında neler söylersiniz?

İş makinesine karşın sektörümüzde yerli üretim tam sağlanılmamış olabilir. Ürün grubuna baktığımız zaman depo raf sistemlerinde yerli üretimin ciddi bir payı var. Ayrıca vinç grubunda da ciddi bir üretim görüyoruz. Platformlarda ise yerli ve ithal eş orantılı diyebiliriz. Fakat depo, istifleme ve forklift grubunda yerli üretim için biraz daha yolumuz var. Elbette üreticilerimiz bulunuyor. Ancak global firmaların üretim ve ihracat noktaları olması, satış adetlerinin yüksekliği sebebiyle maliyet ve kalite konularında yerli üreticilerin zamana ihtiyacı var. Ülkemizde üyelerimizin yatırımları bulunuyor ve birkaç sene içerisinde iş makineleri grubundaki noktaya gelmek gerekiyor. Elbette yerli milli markalarımızın olması, onların sektörümüz adına ihracat yapıyor olması, Türk markasının dünyada ilgili ürünlerde de olması bizler için gurur kaynağı. Bulunduğu pazarlarda global anlamda ilk 10 içerisinde yer alan üyelerimiz bulunuyor. Diğer depo içi istifleme ve forklift grubunda da bunu hedefliyoruz.

Bir dönem denetlenmeyen merdiven altı ürünlerin ithalatı söz konusuydu. Bu durumun önüne geçildi mi?

İSDER olarak kamu nezdinde gerekli çalışmaları yaptık. Özellikle gümrüklerde, ürünün Türkiye’ye girişi noktasında gerekli aksiyonları aldık. Sonuçlarını şu an alıyoruz. Belli normlara uymayan ürünlerin gelişi artık yapılamıyor. Yerli üreticilerimizin kalitelerini artırdığı ve teknolojilerini geliştirdiği bir dönem oluştu. İhracatta daha aktif olacakları bir döneme gelindi.

 

“Fiziki fuarların bambaşka bir heyecanı var”

2022 ‘de sektörü bir araya getirecek herhangi bir fuar bulunuyor mu?

Ekonomik daralma ve ardından gelen pandemi sebebiyle son 3-4 yıldır sektörde bir fuar organizasyonu yapılamamıştı. 2022 yılında 9-13 Mart tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan KOMATEK2022 16. Uluslararası İş ve İnşaat Makina, Teknoloji ve Aletleri İhtisas Fuarı ve KİRALA Türkiye Fuarlarının kardeş kuruluşumuz olan İMDER ile ana destekçileriyiz. İş ve istif makinaları sektörlerini bir araya getirecek olan fuarlar uluslararası katılımcıları ve ziyaretçileri ile Türk firmaların yeni pazarlara açılmasında buluşma noktası niteliği taşıyor. Fuarlara ciddi bir üye katılımı olacak ve beklentilerimiz yüksek.

Bazı ülkelerde artık fuarlar olmuyor veya online düzenleniyor. Ancak fiziki fuarların bambaşka bir heyecanı var. KOMATEK ve Kirala Türkiye’nin özellikle uluslararası fuarlar olması, yerli üreticilerimiz için de ayrı bir önem arz ediyor. Biz de dernek olarak yurt dışı satın alma heyetleri organize ediyoruz. Bu heyetleri belirlediğimiz ihracatta hedef ülkelerden getireceğiz. Aynı zamanda hem istif hem iş makineleri grubundaki yerli üreticilerimizin ihracat yaptığı ülkelerdeki bayileri fuarı ziyaret edecek. Dolayısıyla fuarların uluslararası anlamdaki katkısını ve faydasını daha iyi hissedebileceğimiz bir beklenti içerisindeyiz.

Forum Makina
Forum Makina
Forum Makina
Forum Makina