
| JCB, DÜNYA REKORUNUN ARDINDAN ÜRETİM VE TEKNOLOJİ YATIRIMLARINI HIZLANDIRIYOR |
|
JCB, DÜNYA REKORUNUN ARDINDAN ÜRETİM VE TEKNOLOJİ YATIRIMLARINI HIZLANDIRIYOR
Hidrojenle çalışan JCB Hydromax ile 653,909 km/saat hıza ulaşarak dünya kara hız rekoru kıran JCB, yeni döneminde üretim kapasitesi, hidrojen teknolojisi ve insan kaynağına yönelik yatırımlarına ağırlık veriyor. Şirket, Staffordshire’daki genel merkezini 100 milyon Sterlinlik yatırımla dönüştürürken, Teksas’ta 1 milyar Dolarlık yeni fabrikasını devreye almaya hazırlanıyor.
JCB, hidrojen teknolojisinde elde ettiği dünya hız rekorunun ardından üretim altyapısı ve yeni teknolojilere yönelik yatırımlarını genişletiyor. Şirketin Birleşik Krallık’taki Staffordshire genel merkezinde kapsamlı bir dönüşüm yürütülürken, ABD’nin Teksas eyaletindeki San Antonio kentinde kurulan yeni fabrikanın da gelecek ay faaliyete geçmesi planlanıyor.
JCB’nin Staffordshire’daki genel merkezi için öngörülen yatırım 100 milyon Sterlin seviyesinde. Joseph Cyril Bamford’un üretimi 1950 yılında Rocester’daki eski bir peynir fabrikasına taşımasından bu yana şirketin merkezi olan tesiste gerçekleştirilecek dönüşüm kapsamında, 60 milyon Sterlin değerinde tam otomatik toz boya tesisi kurulacak ve üretim alanları kapsamlı biçimde modernize edilecek. Şirkete göre yatırım, Birleşik Krallık’taki 8 binden fazla istihdamın geleceğinin güvence altına alınmasına katkı sağlayacak.

Kuzey Amerika için yeni üretim üssü
JCB’nin küresel üretim yapılanmasındaki bir diğer önemli adımı ise San Antonio’da hayata geçirilen yeni tesis olacak. Yaklaşık 93 bin metrekarelik alana sahip ve 1 milyar Dolarlık yatırımla kurulan fabrikanın, JCB’nin dünyadaki en büyük üretim tesisi olması bekleniyor.
Tesiste, Kuzey Amerika pazarı için Loadall teleskopik yükleyiciler ile personel yükseltici platformlar üretilecek. Yeni fabrikanın önümüzdeki beş yıl içerisinde 1.500 kişilik yeni istihdam oluşturması öngörülüyor.
Hidrojen motorları seri üretime geçti
JCB’nin yatırımlarının teknoloji ayağında ise hidrojen yanmalı motorlar öne çıkıyor. Şirket, hidrojenle çalışan içten yanmalı motor teknolojisinin geliştirilmesi için 100 milyon Sterlinlik bir program yürüttü. Program sonucunda hidrojen motorlu makinelerin üretimine başlandı.
Basın bülteninde verilen bilgilere göre JCB, tüm onayları tamamlanmış hidrojen yakıtlı içten yanmalı motoru pazara sunan dünyanın ilk iş makinesi üreticisi oldu. Bu teknolojinin ulaştığı nokta, Utah’taki Bonneville Tuz Düzlükleri’nde gerçekleştirilen hız denemesiyle de ortaya kondu. Hava Yarbay Andy Green tarafından kullanılan JCB Hydromax, 406,320 mil/saat, yani 653,909 km/saat hıza ulaşarak tarihin en hızlı hidrojenle çalışan aracı unvanını elde etti.
Elde edilen hız, önceki hidrojenli içten yanmalı motor rekorunun iki katından fazlasına karşılık gelirken, JCB’nin 20 yıl önce Dieselmax ile kırdığı dizel hız rekoru da aşılmış oldu.
Hydromax’ta, JCB’nin Foston’daki Derbyshire fabrikasında üretilen seri üretim bazlı iki hidrojen motoru kullanıldı. Araç, fikir aşamasından dünya rekoruna 18 ay içerisinde ulaştı.

2025’te 113 bin 498 makine satışı
Yatırım hamlesinin arka planında JCB’nin 2025 yılı performansı da dikkat çekiyor. Şirket, değişken küresel piyasa koşulları ve jeopolitik zorlukların yaşandığı yılda 5,7 milyar Sterlin ciro ve 642 milyon Sterlin vergi öncesi kâr açıkladı. Makine satışları ise 113 bin 498 adet olarak gerçekleşti.
JCB aynı dönemde net borçsuz yapısını korudu. Kuzey Amerika pazarında talebin yatay seyretmesine ve Hindistan pazarının yüzde 12 daralmasına rağmen şirket, küresel pazar payını artırdığını açıkladı.
JCB CEO’su Graeme Macdonald, 2025 yılında makine satışlarının yaklaşık yüzde 5 azalmasına karşın daha elverişli pazar ve ürün karması sayesinde cironun büyük ölçüde sabit kaldığını belirtti. Macdonald, jeopolitik belirsizliklerin devam ettiğini ancak 2026 için genel beklentinin ılımlı büyüme yönünde olduğunu ifade etti. Şirket, Teksas ve Staffordshire’da devreye alınan yeni kapasitenin bu büyümeden yararlanılmasına katkı sağlamasını bekliyor.

Üst yönetimde 50 yılı aşkın sürenin ardından değişim
JCB’nin yatırım dönemine şirket yönetiminde önemli bir değişiklik de eşlik ediyor. George Bamford, babası Lord Bamford ile birlikte JCB’nin Ortak Yönetim Kurulu Başkanı olacak. Bu değişiklik, şirketin en üst yönetim kademesinde 50 yılı aşkın süredir gerçekleştirilen ilk değişim niteliğini taşıyor.
JCB, bu süre içerisinde Staffordshire merkezli bir girişimden, dünya çapında 23 fabrikası ve 20 binden fazla çalışanı bulunan küresel bir üretici konumuna ulaştı.
Mühendislik insan kaynağına yatırım
Şirketin geleceğe yönelik yatırımları üretim ve teknolojiyle sınırlı değil. Birleşik Krallık’taki mühendislik yetenek açığının azaltılması amacıyla kurulan JCB Academy’ye bu yıl eylül ayında açılan 314 kontenjan için 708 başvuru yapıldı.
2010 yılından bu yana yaklaşık 3.750 gence eğitim veren akademinin mezunlarının tamamının iş hayatına veya ileri eğitime geçtiği belirtiliyor. Ayrıca 6.300’ü aşkın başvuru arasından seçilen 116 yeni çırak, lisans öğrencisi ve mezun da JCB bünyesine katıldı.
JCB Yönetim Kurulu Başkanı Lord Bamford, Staffordshire’daki genel merkez dönüşümünden hidrojen teknolojilerine ve Teksas’taki yeni fabrikaya kadar yapılan yatırımların şirketin geleceğinin önemli parçaları olduğunu belirtirken; George Bamford da Hydromax’ın İngiliz mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi gösterdiğini ve aynı inovasyon yaklaşımının JCB’nin ürettiği makinelerde devam ettiğini ifade etti.
