
| MST AİLESİNİN EN YENİ VE EN GÜÇLÜ ÜYESİ AĞIR HİZMET TİPİ M380LC-HD |
|
MST SATIŞ PAZARLAMA VE YATIRIM A.Ş. GENEL MÜDÜRÜ VE YÖNETİM KURULU ÜYESİ AYDIN KARLI
MST AİLESİNİN EN YENİ VE EN GÜÇLÜ ÜYESİ: AĞIR HİZMET TİPİ M380LC-HD
Komatek 2026'da yeni nesil ürünleri, dijital teknolojileri ve büyüme vizyonuyla dikkat çeken MST Satış Pazarlama ve Yatırım A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Aydın KARLI, Forum Makina'nın sorularını yanıtladı.
Karlı; yerli üretimden küresel hedeflere, yeni M380LC-HD modelinden TrackLink telemetri sistemine, sürdürülebilirlikten satış sonrası hizmetlere kadar MST'nin gelecek vizyonunu anlattı.

KOMATEK 2026 Fuarı firmanız açısından nasıl geçti? Genel bir fuar değerlendirmesi alabilir miyiz?
Komatek 2026, Türkiye iş makinaları sektörünün yerli üretim gücü olan MST’nin ulaştığı mühendislik olgunluğunu ve küresel vizyonunu sektöre bir kez daha ilan ettiği muazzam bir platform oldu. Düzenli katılımcısı olduğumuz BAUMA gibi uluslararası arenaların ardından, kendi evimizde, bu topraklarda sektör profesyonelleriyle buluşmak bizim için her zaman çok ayrı bir gurur vesilesidir. Standımız fuar boyunca hem yurt içinden gelen paydaşlarımızın hem de yurt dışından ağırladığımız yabancı ziyaretçilerimizin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Türkiye iç pazarında elde ettiğimiz büyümeyi küresel pazarlara taşıyarak kısa sürede kazıcı yükleyici ve teleskobik forklift ürün gruplarında müşterilerin ilk tercih ettiği markalardan biri konumuna gelmiştik. Bu fuar, ekskavatör segmentindeki iddiamızı da perçinlediğimiz bir dönüm noktası oldu.
Bununla birlikte, fuarın organizasyon lokasyonuyla ilgili önemli bir hususu da paylaşmak isterim. Komatek fuarının ilerleyen dönemde yeniden Ankara’da düzenlenmesi gerektiği düşüncesindeyim ve bu yönde sektör temsilcileri olarak çeşitli adımlar atıyoruz. İstanbul büyük ve dinamik bir metropol; ancak Ankara, hem iş makinaları pazarının coğrafi kalbi olması açısından çok kritik bir bölge hem de Anadolu’nun dört bir yanından paydaşlarımızın, ziyaretçilerimizin ve makine meraklılarının fuara çok daha rahat erişebilmesi için lojistik olarak en uygun ilimizdir. İki yılda bir gerçekleşen bu büyük buluşmanın Ankara’ya taşınmasının, hem organizasyonun geneli hem de katılımcı firmalar ve ziyaretçiler açısından çok daha olumlu, kapsayıcı etkileri olacağına inanıyorum.
ASKO HOLDING’IN GÜCÜ TEK STANTTA BULUŞTU
MST standında bu yıl çok ciddi bir marka çeşitliliği ve ekosistem vurgusu dikkat çekti. Bu yapıdan ve arkasındaki güç birliğinden bahseder misiniz?
Çok doğru bir gözlem. Standımızda sadece MST markamızı değil, bağlı bulundumuz ASKO Holding’in devasa gücünü ve operasyonel sinerjisini yansıttık. Fuar alanımızda ASKO Holding çatısı altında yer alan kardeş markalarımız BAŞAK Traktör, ELS Lift, Olimpa kırıcıları ve Starkgen Jenaratör gibi markalarımızın en yeni ürünlerine de yer verdik.
ASKO Holding; kökleri yüzyıllık bir ticari birikime dayanan, bugün Kanada’dan ABD’ye kadar küresel ölçekte büyük markaları bünyesinde barındıran dev bir ekosistem. Komatek 2026’da sergilediğimiz bu çeşitlilik, holdingimizin sahip olduğu mühendislik ve üretim kabiliyetinin bir göstergesi oldu. Kardeş firmalarımızla oluşturduğumuz bu birliktelik, hem inşaat hem de tarım sektöründe büyüyen markalarımızı tam bir kombinasyon halinde bir araya getiriyor. Böylece tarladan şantiyeye, malzeme yükseltmeden yıkım çözümlerine kadar her noktada kullanıcımıza eksiksiz bir çözüm ortaklığı ve güçlü bir çözüm birlikteliği sunmuş oluyoruz.
.jpg)
“Yerli üretim bizim için milli bir sorumluluk”
Türkiye’de yerli bir üretici olmanın getirdiği sorumlulukları ve milli sanayi misyonunuzu nasıl tanımlarsınız?
Biz yerli üretimi sadece ticari bir faaliyet değil, bu topraklara karşı üstlendiğimiz milli bir misyon ve omuzlarımızda taşıdığımız büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz. MST’nin bugünkü teknolojik özgüveni ve üretim disiplini, aslında 1970’li yıllarda kısıtlı imkânlara rağmen “milli üretim” idealiyle bir araya gelen ve Türk sanayisinin mihenk taşlarından biri olan MASTAŞ’ın kurulmasıyla başlıyor. Dönemin idealist teknik öğretmenlerinin ve vizyoner girişimcilerinin attığı o sağlam temeller, bizim bugünkü köklü endüstriyel mirasımızı oluşturuyor.
Biz bu yarım asırlık usta-çırak tecrübesini, birikimini ve yerli mühendislik hafızasını devralarak bugün dünya arenalarında gururla taşıyan bir markayız. Bugün Gaziantep’teki modern tesislerimizde Türk mühendislerinin ve 400’den fazla çalışanımızın emeğiyle şekillenen dev bir üretim gücümüz var. Yerli üretici olmak; sahanın dilinden, operatörün ihtiyacından anlamayı ve bu ülkenin kaynaklarıyla yine bu ülkeye, bu sektöre katma değer yaratmayı gerektirir. Bu köklü geçmişimizden aldığımız güç, geleceğe yönelik attığımız her stratejik adımın arkasındaki asıl özgüven kaynağımızdır.

M380LC-HD İLE EKSKAVATÖR GAMI YENİ BİR SEVİYEYE TAŞINDI
Yeni 38 tonluk modelinizin aileye katılması, MST’nin ekskavatör pazarındaki kapsayıcılığını nasıl etkileyecek?
Ekskavatör segmentine 2017 yılında 22 ton (M220LC) ve 30 tonluk (M300LC) paletli ekskavatör modellerimizle adım atarak bu pazardaki iddiamızı ortaya koymuştuk. Bugün lansmanını gerçekleştirdiğimiz, MST ailesinin en yeni ve en güçlü üyesi olan ağır hizmet tipi MST M380LC-HD modelimizle ise bu segmentteki konumumuzu çok daha üst bir lige taşıyoruz.
Bu dev modelimizin de ürün gamımıza eklenmesiyle birlikte, artık yurt içi ekskavatör pazarının %75-80’ine hitap eden tam bir ürün ailesine ulaştık. Bu hamle, MST’nin artık paletli ekskavatör segmentindeki genel hafriyat ve altyapı projelerinden, madencilik ve en zorlu taş ocakları gibi ağır hizmet sahalarına kadar pazarın neredeyse tamamına yerli, güvenilir ve son derece güçlü bir alternatif sunabildiği anlamına geliyor.
Yerli üretim ekskavatörlerin Türkiye ekonomisine, özellikle cari açığın kapanmasına katkısı nedir?
Türkiye ekskavatör pazarında ne yazık ki uzun yıllardır ithal ağırlıklı bir pazar yapısı bulunuyor. Bu durum doğal olarak dış ticaret açığımızı ve cari açığı büyütüyor. Biz MST olarak, yüksek yerlilik oranımızı sürekli daha da artırmayı temel stratejik hedefimiz olarak belirledik. Yurt içinde üretebileceğimiz her bileşeni kendi fabrikamızda ve yerli tedarik zincirimizle üreterek ülkemize katma değer sağlamaya odaklanıyoruz. Bizim ürettiğimiz ve satışını gerçekleştirdiğimiz her bir makina, bu ithalat bağımlılığını azaltarak dış ticaret açığının kapanmasına doğrudan ve çok büyük bir katkı sunuyor.
.jpg)
TRACKLINK İLE DİJİTAL ŞANTİYE YÖNETİMİ BAŞLIYOR
Fuar alanında dijitalleşme ve verimlilik vizyonunuzun en önemli çıktısı olarak yeni bir sistem tanıttınız: MST TrackLink. Bu telemetri sisteminiz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tabii ki. Şantiyelerde operasyonel süreçleri daha şeffaf ve verimli kılmak amacıyla geliştirdiğimiz yeni uydu takip ve telemetri sistemimiz MST TrackLink’in lansmanını BAUMA Fuarı’nın ardından yurt içinde de Komatek 2026’da gerçekleştirdik.
TrackLink, en yalın tanımıyla makinelerinizin dilinden anlayan akıllı bir yol arkadaşı. Telefon, tablet veya bilgisayar üzerinden sahaya anında bağlanıp filonuzu canlı olarak izleyebiliyorsunuz. Yazılım altyapısını tamamen kendi bünyemizde geliştirdiğimiz bu güçlü sistem; makinenin rölanti sürelerini, anlık yakıt tüketimini ve iş döngülerini milimetrik olarak takip ediyor. Coğrafi çit (geofencing) teknolojisiyle saha güvenliğini sağlarken, tahmine dayalı akıllı alarmlarla da arıza risklerini önceden haber verip plansız duruşları ortadan kaldırıyor. Bu yenilikçi teknolojiyi, başta yeni 38 tonluk devimiz M380LC-HD olmak üzere tüm paletli ekskavatör modellerimizde, kazıcı yükleyicilerimizde ve tüm TLH modellerimizde talebe bağlı olarak kullanıcılarımızla buluşturuyoruz. Böylece en zorlu ağır hizmet sahalarındaki anlık sağlık parametrelerini ve motor yük trendlerini uzaktan zahmetsizce yönetebiliyoruz. TrackLink, kuru bir takip cihazı değil; sahadaki kas gücümüzü tamamen kendi geliştirdiğimiz dijital bir zekayla birleştiren, yakıt maliyetlerini ve karbon ayak izini azaltan en önemli vizyon ürünümüzdür.
Yeni MST M380LC-HD modelinin motor yapısı ve emisyon teknolojisi hakkında bilgi verebilir misiniz?
MST marka makinaların sahada en ağır işlerin üstesinden gelmesi ve bunu yaparken yüksek dayanıklılık sunması en temel önceliğimizdir. M380LC-HD modelimizin kalbinde, iş makinası uygulamaları için özel olarak geliştirilmiş yüksek performanslı ve çevreci DEUTZ marka motor yer alıyor. 7.8 litrelik bu motor, ürettiği 240 kW maksimum güce sahip ve Stage V emisyon geçişine ve çevre mevzuatına tam uyumludur. Düşük yakıt tüketimini yüksek güç ve tork değerleriyle destekleyerek hem işletme maliyetlerini düşürüyor hem de uzun ömürlü bir kullanım sunuyor.
(1).png)
GLOBAL KOMPONENTLER, MST’NIN YAZILIM ALTYAPISIYLA BULUŞUYOR
Makinin hidrolik mimarisinde ve yürüyüş sisteminde hangi teknolojiler öne çıkıyor?
Hidrolik sistem, makinanın tüm fonksiyonlarını gerçekleştiren kritik altyapıdır. Bu alanda kalitesini tüm dünyada kanıtlamış global, üst segment komponent ortaklıklarıyla ilerledik. Hidrolik pompa için dünya devi Kawasaki, ana kumanda valfi ve kontrol sistemi için ise sektörün en prestijli markalarından Kayaba (KYB) ile çalışıyoruz. Hidrolik yürüyüş sisteminde ise sahada sarsıntısız ve güçlü hareket kabiliyeti sağlayan Nabtesco teknolojisini tercih ettik. En önemlisi, tüm bu küresel dev komponentlerin kusursuz uyumu için güncel elektronik mimariye uygun olan yazılım katmanını, MST olarak tamamen kendi bünyemizde geliştiriyor ve uyguluyoruz.
MADENCİLİK VE AĞIR HİZMET UYGULAMALARINA ÖZEL GELİŞTİRİLDİ
M380LC-HD’nin kova, bom ve arm ölçüleri ile ağır hizmet tipi gövde yapısını aktarır mısınız?
Makinamız maden ve taş ocaklarının en çetin şartları için “Heavy Duty” (Ağır Hizmet) yapısında üretildi. Kullanılan çelik ve malzemeler yüksek dayanıklılık ilkesine göre titizlikle seçildi. Yürüyüş takımının ömrünü uzatan tam palet korumalarını standart olarak sunduk. Sahadan gelen talepleri analiz ederek tek çevrimde devasa iş üreten, yeni ve özel tasarımlı 2.2 metreküplük büyük bir kova entegre ettik. Saha ihtiyaçlarına göre optimize edilmiş bom uzunluğumuz 6.500 mm olup, arm tarafında ise 2.600 mm standart ve 3.200 mm opsiyonel ölçü seçenekleriyle operasyonel esneklik sağlıyoruz.
.jpg)
KONFOR VE İŞ GÜVENLİĞİ AYNI KABİNDE BULUŞUYOR
Kabin içi iklimlendirme özellikleri ve iş güvenliği standartları açısından makinada neler sunuluyor?
Yerli mühendislerimiz, Ar-Ge merkezimiz ve sahanın nabzını tutan uzman tasarım ekibimiz tarafından tamamen iç kaynaklarımızla geliştirilen yeni nesil bir operatör kabinine sahibiz. Kabinde operatörün en büyük yardımcısı, tüm fonksiyonları tek noktada toplayan akıllı kontrol panelimiz Center-O arayüzüdür. İlk defa bu makinemizde gösterdiğimiz 10 inçlik yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekran, makine üzerindeki tüm verilere ve ayarlara anlık erişim sağlıyor. Ayrıca ısıtmalı ve havalı süspansiyonlu premium koltuk, geniş saklama gözleri ve sıcak yaz aylarında çok kıymetli olan soğutmalı geniş hacimli torpido ile operatör konforunu zirveye taşıdık.
Kabin içi iklimlendirme özellikleri ve iş güvenliği (İSG) standartları açısından makinada neler sunuluyor?
Kabin içinde güçlendirilmiş bir klima performansı sunduk ve havayı homojen dağıtan 11 farklı çıkış noktası tasarladık. İş güvenliği açısından ise maden ve taş ocakları gibi ağır iş sahalarındaki riskleri bertaraf etmek adına kabin önünde, camda ve kabin üzerindeki koruma demirlerini standart donanım haline getirdik. Standart olarak sunduğumuz yan ve geri görüş kameraları ile operatöre geniş görüş açılarında farkındalık ve tam saha hakimiyeti sağlıyoruz. Ayrıca motor bölümüne ve şase üzerine güvenli, kolay ulaşım sağlayan özel basamaklı tasarımımız da sektörde fark yaratan önemli bir İSG unsurudur.
Sürdürülebilirlik, alternatif tahrik sistemleri ve çevreci teknolojiler konusunda MST’nin yaklaşımı nedir?
Biz sadece çevreci makinalar üretmekle kalmıyor, üretim süreçlerimizi de yeşil enerjiye dönüştürüyoruz. Gaziantep’teki üretim tesisimizin çatısını tamamen güneş panelleriyle kaplayarak kendi enerjisinin önemli kısmını üreten, karbon ayak izi düşük bir fabrika yapısına kavuştuk. Uzun vadede elektrikli ve hibrit makinaların sektörün kalıcı bir parçası olacağına inanıyoruz ve bu alanda Ar-Ge çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.
.jpg)
57 SERVİS NOKTASIYLA KESİNTİSİZ SATIŞ SONRASI DESTEK
Satış sonrası hizmetler ağınız ve kullanıcılara sunduğunuz kapsamlı iş ortaklığı modelinden bahseder misiniz?
MST olarak kullanıcılara ve makina sahiplerine yalnızca bir makina değil, kapsamlı bir iş ortaklığı modeli sunuyoruz; servis, yedek parça, ikinci el ve pazarlama gibi her alanda yanlarındayız. Türkiye genelinde 57 noktada tam teşekküllü yetkili servisimiz ve yaklaşık 20 mobil servis aracımızla hızlı ve sorunsuz hizmet vermeye odaklanıyoruz. Çağrı merkezimize gelen servis taleplerini en yakın yetkili servise anında iletiyor ve aynı gün içinde mutlaka dönüş ve müdahale edilmesini sağlıyoruz.
Amacımız; köklü geçmişimizden devraldığımız usta tecrübesiyle şekillenen bu yerli gücü, dijital teknolojiler ve küresel standartlardaki satış sonrası hizmet kalitesiyle taçlandırmaktır. Komatek 2026’da bizleri yalnız bırakmayan, yerli mühendisliğimize güvenen tüm dostlarımıza ve sesimizi geniş kitlelere ulaştıran Forum Makina ailesine en kalbi teşekkürlerimi sunarım.
