
| Teknik İstif, kiralamada güçlü makine parkı ve kesintisiz hizmet prensibine odaklanıyor |
|
Teknik İstif, müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda sunduğu marka çeşitliliği ve yaklaşık 2.000 adetlik makine parkıyla Türkiye’nin en büyük kiralık forklift ve istif makinesi filosuna sahip firmaların başında geliyor. Ülke geneline yayılmış 200’ü aşkın personel ve atölyeleriyle profesyonel kiralama hizmeti veren Teknik İstif’in çalıştığı firmalar arasında Unilever, Polat Maden, Ege Seramik, Pirelli, Goodyear, Hakan Plastik, Olmuksan gibi Türkiye’nin önde gelen kuruluşları bulunuyor. Firma, dizel ve LPG’li forkliftlerde ise Michelin’in radyal sınıfı lastiklerini tercih ediyor.

Teknik İstif’in parkında personel yükseltici platform, iş makinesi, kompresör, soğutucu gibi makineler de bulunuyor. Adet bazında forklift ve istif makineleri ağırlıkta olduğu için bu makineler ön plana çıkıyor. Türkiye kiralama pazarının geldiği nokta hakkında açıklamalar yapan Teknik İstif Genel Müdürü Semih Musluoğlu, Avrupa’ya kıyasla henüz yeni bir pazar olduğunu söyledi. Türkiye’nin kiralamayı hızla öğrenmeye devam ettiğini belirten Musluoğlu, “Avrupa pazarındaki satış adetlerine baktığımızda yüzde 75-80’i kiralama firmalarına yapılıyor. Türkiye’de ise 10-13 bin bandında satış olduğunu düşünürsek bu oran henüz yüzde 50 fakat her geçen gün artıyor. Kiralama faaliyetleri arttıkça, özellikle Anadolu’da forklift kullanımı yaygınlaştıkça adetler de artacak.” diye konuştu. Kiralamanın firmalar için avantajlı olduğuna değinen Musluoğlu, şöyle devam etti: "Firmalar kiralamayı tercih ederek kendi ana işine odaklanıyor, farklı konularla zaman kaybetmek istemiyor. Firma için sadece makinenin çalışması önemli, sonrasındaki hiçbir maliyetle ilgilenmek istemiyorlar.”
“Müşteri memnuniyetini sağlamazsanız büyük firmalarla çalışamazsınız”
Teknik İstif için önceliğin müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi olduğuna değinen Genel Müdür Musluoğlu, makinenin çalışma ortamına göre değişmekle birlikte kiralama sözleşmelerinin 3 yıldan 7-8 yıla kadar çıktığını ifade ederek Teknik İstif’in piyasada tercih edilme sebepleri hakkında şunları söyledi: "Çalışma prensibimiz, en iyi hizmeti vermek üzerine kurulu. Kiralamada en önemli etkenler, kesintisiz hizmet ve makine parkının gücüdür. Maddiye, ikinci planda kalıyor. Müşteri memnuniyetini sağlamazsanız büyük firmalarla uzun yıllar devam edemezsiniz. Fiyat odaklı iş alan firmalarla çalışmayı pek tercih etmiyoruz. Türkiye’de hiçbir markaya bağlı kalmadan forklift ve istif makinesi kiralama hizmeti veren en büyük firma biziz. Memnun olduğumuz markaları ön plana çıkarıp adetsel anlamda onlara yoğunlaşıyoruz.”

“Michelin, performans-uygun fiyat dengesini yakalamış durumda”
İşletme maliyetleri açısından en önemli gider kalemlerinin başında lastiğin geldiğini vurgulayan Semih Musluoğlu, bu konuda Michelin’in sağladığı avantajlar hakkında açıklamalar yaparak Michelin’in kendisini ispatladığını kaydetti. Musluoğlu, “Bir lastiğin alım maliyeti uygun olabilir fakat yüksek performans elde edemiyorsanız fiyat uygunluğunun bir anlamı kalmaz. Michelin, bu dengeyi yakalamış durumda. Michelin lastiklerinin kullanım ömrü ve performansı, fiyat avantajıyla dengelendiğinde tercih etmeniz kaçınılmaz oluyor.” diye konuştu.
“Sektör sorunlarını çözmek için birlikte hareket edilmeli”
Sektörün sağlıklı bir şekilde büyümesi için yapılması gerekenler hakkında da görüş bildiren Semih Musluoğlu, konuyla ilgili faaliyet gösteren derneklerin daha iyi çözüm sunma adına çalışmalarını sürdürmeleri gerektiğini belirterek sözlerini şu şekilde tamamladı: “Önemli olan sektörün sorunlarını sektördeki oyuncularla beraber yaşayıp çözmek. Türkiye’deki sektör oyuncularıyla birlikte hareket edilmesi konusunda eksiklikler bulunuyor. Ayrıca Avrupa ile mukayese edildiğinde Türkiye’de deyim yerindeyse ‘her şey dâhil forklift’ var. Operatörün makineye vereceği zarar gibi etkenler sunduğunuz fiyatın içinde dâhil. Böyle olduğu zaman makineyle beraber bir fiyatın sonucunu görme şansınız yok. Çalışma şartlarına göre işin sonunda kârlılık ortaya çıkıyor. Bundan dolayı firmalar birbirleriyle etik olmayan şekilde rekabet ediyor. Avrupa’da ise fiyat, makinenin çalıştığı saatle doğru orantılıdır. Örneğin lastik, yılda bir kere makineyle birlikte veriliyor. Sonrasında kullanıcı firma kendisi temin ediyor. Çalışma saati de belli, fiyat teklifi o saatlere göre veriliyor. “

Kesintisiz hizmet için yedek makineler devreye giriyor
Böylesine büyük bir filoyu yönetebilmek için ciddi anlamda bir organizasyon yapısının gerektiği göz önünde bulundurulduğunda Teknik İstif, çalışan makine adedine göre tesislerde 1 ile 15 kişi arasında personel bulundurarak hızlı bir şekilde servis desteği veriyor. Makinelerin önemli ve ağır bakımları İstanbul Yenidoğan’daki merkez tesislerde yapılıyor. Geri kalan periyodik bakımlar ise bölgelerde gerçekleştiriliyor. Teslimat sonrasında müşterilerine sağladıkları güvenceler hakkında açıklamalar yapan Satınalma Müdür Yardımcısı İsmail Genç, şunları söyledi: “Makinelerle ilgili herhangi bir sorun olduğunda asıl makine devreye girene kadar yedek makine sunuyoruz. Her müşteriye bir proje olarak baktığımız için müşterilerimiz mağdur olmuyor. Ayrıca merkezi bölgelerimiz dışında lokasyon diye tabir ettiğimiz makinelerin çalıştığı yerler de var. Örneğin Adapazarı, Gebze, İzmit bölgelerimizin dışında Köseköy’de fabrikalardan bağımsız atölyemiz bulunuyor. Köseköy bölgesinde yaklaşık 450-500 makinemiz faaliyet gösteriyor.”
Makine parkında akülü forklift ürün grubunda Jungheinrich ve Crown, dizel grubunda ise TCM, Clark ve Komatsu markalarının ön plana çıktığını belirten İsmail Genç, akülü makinelerin Türkiye’de gitgide daha çok rağbet görmeye başladığını ifade etti. Genç, “Avrupa’da akülü makine sayısı dizellere göre daha fazla. Türkiye’de ise depolama sistemi yoğunlaşınca akülü makineler yeni yeni tercih edilmeye başlandı.” dedi.
Büyük projelerin yüzde 80’inde Michelin XZM radyal lastikleri kullanılıyor
Büyük projelerin yüzde 80’inde Michelin’in radyal lastiklerini kullandıklarını vurgulayan İsmail Genç, LPG’li ve dizel makinelerde radyal lastikleri tercih ettiklerini kaydetti. Genç, Michelin tercihlerini şöyle anlattı: “Zemini bozuk, kesici malzeme ve tozlu ortama sahip alanlarda bezli lastik kullanıyorduk. Lastiklerin ömrü 350-400 saatte bitiyordu. Yaptığımız çalışmalar sonucunda lastiklerin yıllık 15 bin TL’ye yakın tamir maliyeti olduğunu tespit ettik. Ayrıca tamir sırasında vakit kaybı da yaşanıyordu. Michelin’in XZM radyal lastiklerini tercih etmeye başlayınca lastik ömürleri 2.000 saatlere kadar çıktı ve işçiliği de azalttık. Michelin’den memnunuz.”

“Michelin radyal lastiğin ömrü 4 kat daha fazla”
Radyal lastiğin bezli tip lastiğe karşı olan avantajlarını sıralayan Tedarik Zinciri Müdürü Ali Erim, bezli lastiği artık tercih etmediklerini söyledi. Erim, “Radyal lastiğin ömrü 4 kat daha fazla. Forkliftlerde artık bezli lastik yerine radyal lastik kullanılıyor. Çünkü bezli lastikte patlama sorunu çok sık yaşanıyor. Radyalda grubunda da Michelin rakipsiz.” ifadelerini kullandı.
Dolgu lastik konusunda Türkiye genelinde yaşanan sorunlara da değinen Ali Erim, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Dolgu lastiğin üzerinde ‘safety line’ denilen bir güvenlik çizgisi var. Lastik o çizgiye gelene kadar kullanılabiliyor fakat iş güvenliği uzmanları havalı lastiği baz alarak o çizgiye ulaşmadan lastik değişimi yapılmasını söylüyorlar. Böylece lastik yüzde 50 ömründe iken değiştirmek zorunda kalıyoruz. Bu da doğal olarak maliyeti artırıyor. Bu konuyu bakanlığa kadar ilettik fakat herhangi bir çözüm bulunabilmiş değil. Ayrıca dolgu lastiğin geri dönüşümü de yok. Dolayısıyla ekonomiye zarar vermesinin yanı sıra çevreye de zararı büyük.“
Röportaj fm RENT Dergisi Mart-Nisan 2016 sayısında yayımlanmıştır...