
| TYSIM, TÜRKİYE FORE KAZIK PAZARINDAKİ DENGELERİ DEĞİŞTİRİYOR |
|
TYSIM, TÜRKİYE FORE KAZIK PAZARINDAKİ DENGELERİ DEĞİŞTİRİYOR
İş makineleri sektöründe fore kazık teknolojilerine odaklanan Tysim Türkiye, pazar payını hızla artırırken stratejik odağını satış sonrası hizmetlere kaydırıyor. Tysim Türkiye Direktörü İzzet Örgen; Caterpillar (CAT) ile yürütülen çözüm ortaklığı, 2 milyon dolarlık yedek parça stoğu ve Türkiye’yi merkez üs konumuna taşıyan servis ağıyla, sektöre yalnızca bir makine değil, verimlilik odaklı bir işletme modeli sunduklarını vurguluyor.
Türkiye fore kazık pazarında dengeler yeniden şekilleniyor. 2025 yılında Türkiye’de satışı gerçekleştirilen toplam 90 fore kazık makinesinden 18’i Tysim Türkiye’ye ait. Bu rakam, geçtiğimiz yıl itibariyle şirketin mevcut pazar payının yaklaşık yüzde 20’ye ulaştığını gösteriyor.
.jpeg)
Pazar başarılarını değerlendiren Tysim Türkiye Direktörü İzzet Örgen, Türkiye’deki fore kazık sektörünün gelişimini salt ticari bir faaliyet olarak görmediklerini belirterek, “Bu başarı yalnızca satış performansına değil, makine mimarisinin yüzde 90’ını oluşturan Caterpillar (CAT) bileşenlerine dayalı teknik altyapı ve güçlü servis organizasyonuna bağlı. En büyük sermayemiz güven” diyor.
Şirket, forklift, manlift ve araç üstü ekipman çözümlerinden oluşan geniş bir ürün portföyüne sahip olsa da fore kazık makinelerini “amiral gemisi” olarak konumlandırıyor. Son üç yılda yakaladığı ivmeyle sektörde dikkat çeken bir oyuncu hâline gelen Tysim Türkiye, bugün ülke genelinde sahada aktif olarak çalışan 63 fore kazık makinesi olduğunu ve bu makinelerin servis takibini düzenli olarak yürüttüklerini bildiriyor.
.jpeg)
Adana’da 2 milyon dolarlık parça stoğu
Bahçeşehir’deki yönetim merkezinden operasyonları yöneten Örgen, başarının temelinde “kesintisiz çalışma” disiplininin yattığını söylüyor. 2026’yı şirket takviminde “Servis ve Altyapı Yılı” olarak nitelendiren Direktör, kapasitelerini şu verilerle ortaya koyuyor:
“İstanbul, Ankara ve Adana merkezli noktalarımızla dört farklı şantiyeye eş zamanlı müdahale edebiliyoruz. Hedefimiz, arıza bildiriminden itibaren iki saat içerisinde sahaya ulaşmak. Adana’daki devasa depomuzda tuttuğumuz 2 milyon dolarlık yedek parça stoğu, en güçlü kaslarımızdan biri. Müşteriye yalnızca bir makine satmıyor, sahadaki operasyonel riskleri de üstleniyoruz.”
.JPG)
CAT iş birliği ile kazandıran makineler
Tysim makinelerinin teknik üstünlüğünü CAT ile olan stratejik ortaklıklarına dayandıran Örgen, markanın 'kazandıran makine' felsefesini operasyonel verimlilik üzerinden açıklıyor. Makinenin şaseden ana pompaya kadar kritik bileşenlerinde tercih ettikleri CAT teknolojisinin sadece bir parça tedariki değil, bütünsel bir çözüm ortaklığı olduğunu vurgulayarak,
“Bu iş birliği; yüzde 20 yakıt tasarrufu ve yüzde 30’un üzerinde üretkenlik artışı demek. Rakip makinelerin günde 10 kuyu açtığı bir projede, bizim modellerimiz 13 kuyu seviyesine ulaşabiliyor. Bu verimlilik, yatırımcının cebine doğrudan kâr olarak yansıyor. Bu nedenle biz 'ucuz' değil, 'kazandıran' makine taahhüdünde bulunuyoruz. Türkiye’de en yaşlı makinemiz 2016 model bir KR90. Öyle ki bu makine sahada 8 bin saati aşkın çalışma süresine ulaştı ve henüz hiç arıza yaşanmadı” ifadelerini kullanıyor.
.jpg)
Türkiye bölgesel bir servis üssü
Tysim Türkiye’nin vizyonu artık sınırların ötesine uzanıyor. İzzet Örgen, Türkiye’yi Tysim dünyasının servis merkezi evresine taşımayı amaçladıklarını paylaşıyor. Bu stratejinin detaylarını ise şu örneklerle somutlaştırıyor:
“Arnavutluk, Romanya, Rusya, Irak ve Azerbaycan gibi ülkelerin yanı sıra; Suudi Arabistan, Meksika ve Tayland gibi coğrafyalardaki şantiyelere dahi Türkiye’den uzman ekip gönderdik. Türkiye, fore kazık teknolojilerinde bölgenin yetkinlik merkezi. 2027’ye doğru ilerlerken, sadece Tysim makinelerine değil, tüm sektöre hizmet veren küresel bir servis üssü olmaya hazırlanıyoruz.”
.jpg)
Takas ve sadakat odaklı dönüşüm
2026 yılı için makine parkı yenileme hareketliliği öngören Tysim, mevcut müşterilerine finansal kolaylıklar sağlayan yeni modeller geliştiriyor. Kiralama seçenekleri ve eski makinelerin takasla yenilenmesi imkânları, sektördeki sadakat odaklı büyümeyi destekliyor.
Örgen, sözlerini sektörün geleceğine dair iyimser bir notla noktalıyor: “2026 bir dengelenme yılı, ancak 2027 büyük altyapı projeleriyle çok daha canlı geçecek. 'İşi bilenlerin tercihi' mottomuzla bu büyük dönüşüme hazırız.”
